Üzerimize Bulaşan Renkler

Bir insanın gelişimindeki en büyük etkenlerden birisi de; rol modelleridir. Her insan ama her insan için mutlaka bir veya birkaç kişi vardır, kendine model aldığı. Ama farkındadır, Ama değildir. Şöyle düşününce ‘Yok ya benim aklıma gelen öyle örnek aldığım biri yok’ dense de, yaşam içinde ayrıntıya bakılınca; biz, birileri gibi konuşur, birileri gibi yazar, birileri gibi yemek yer, birileri gibi çalışırız. Hayatımızda, davranışlarımızda, karakterimizde mutlaka başkalarından  bulaşmış renkler vardır.

Üzerimize bulaşan renklerin oluşturduğu desen bizi biz yapar. Okumaya devam et Üzerimize Bulaşan Renkler

Köprüden Önce Son Çıkış

Yazı yazmak, resim çizmek, fotoğraf çekmek, yoga yapmak, ayurvedayı öğrenmek, astroloji, aromaterapi, photoshop, el sanatları, hafıza eğitimi, çocuk gelişimi, masal anlatıcılığı, etimoloji, oyun terapisi, bloger, yan flüt, gitar, bongo ve ritm, İngilizce, rusça, kaligrafi….

Bunlar ne biliyor musun? Benim ölmeden önce öğrenmek ve uygulamak istediğim şeylerin sadece bir kısmı. Bunların hepsiyle ilgili öyle ya da böyle bir adım atmışlığım, kısa süreli kursa gitmişliğim, ilgili kitapları karıştırmışlığım var. Hatta bazılarının kökeni ortaokul lise yıllarına bile dayanır yani 30 yıl evveline. Ama gel gör ki hiçbirinde de uzmanlaşamadım. Bunları da geç, ben hayatta hiçbir konu da 10.000 saat mesai harcamadım, harcayamadım. Neden’i niçin’i uzun ve karışık mevzular ama sonuç; malzeme çok, uzmanlık yok. Okumaya devam et Köprüden Önce Son Çıkış

Çocuklarımın Hayatında Sahne Tasarımcısıyım.

Kim olduğumuzu bulmak için çok mu geç kaldık? İnsanın ne istediğini ve neden yaşadığını sorgulayabilmesi için ilk önce kendini tanıması gerekiyor. Benim daha çok üzerinde durduğum konu; insan kendini ne zaman ve nasıl tanıyabilir. Eminim dünya da kendiyle tanışmadan yok olup giden çok insan olmuştur. Olaya makro boyuttan bakılırsa kim olduğunu, ne istediğini, neye hizmet ettiğini bilmeden yaşayan insanlar genel sistemin düzenini de bozuyorlar. Yani zararları sadece kendilerine değil. Okumaya devam et Çocuklarımın Hayatında Sahne Tasarımcısıyım.

26- Mark Twain Seçme Öyküler

Mark Twain Seçme Öyküler

Yazar Mark Twain

Türkiye İş Bankası Hasan Ali Yücel Yayınları

270 sayfa

Toplam 5 öyküden oluşuyor.

  • Gizemli Yabancı
  • Hadleyburg’u Yozlastıran Adam
  • Eskimo Kızın Aşk Öyküsü
  • Calaveras County’nin Adı Kötüye Çıkmış Sıçrayan Kurbağası
  • 1000.000 Sternlik Banknot

 

Benim Tom Sawyer’in Maceralarını saymazsak bu yazarı ilk okuyuşum. Ve sanırım güzel de bir seçim olmuş gerçekten bayıldım. Hangi kitabı olsa okurum. Gerçek adı  Samuel Langhorne Clemens ve 1835-1910 tarihleri arasında yaşamış. Takma adı olarak kullandığı Mark Twain ise ‘iki kulaç derinlik’ anlamına gelen bir denizcilik terimiymiş. Okumaya devam et 26- Mark Twain Seçme Öyküler

25- Bilinmeyen Adanın Öyküsü

‘Bilinmeyen Adanın Öyküsü’ Küçük bir masal kitabı. Çizimlerle birlikte toplam 64 sayfa. Kısa sürede, çok yorucu olmayan ve keyifli bir kitap okumak isteyenler için uygun.

Daha önce Jose Saramago’nun kitaplarından okumamıştım. Portekizli yazar hakkında yorum yapabilmek için birkaç kitabını okumak gerekli tabi. Ayrıca ben yazarlar hakkında yorum yapmaktan da çekinirim çünkü bu çok ciddi ve hassas bir konu. Bir insanın bir yazar hakkında sağlam bir yorum yapabilmesi için ancak onun hayatını bilmeli, eserlerinden en az 4-5 tanesini okuyabilmeli ve yaşadığı dönemi ve psikolojisini iyi anlayabilmeli. Okumaya devam et 25- Bilinmeyen Adanın Öyküsü

Zaman Kutusunu Yıldızıma Gönderdim

Herhangi bir iki saatin içine huzur, keyif ve özgürlük yerleştirdim. Son çay yudumuyla, zamanın kapağını kapattım, güneşli gökyüzüne fırlattım. Öyle ışıltlı bir gökyüzü ve öyle yapışkan bir sıcak vardı ki zaman kapsülünde gökyüzüne uçan iki saati kimse fark etmedi.

Usulca arkama baktım, ağızlarını hırsız misali üçgen bağlamış, kırmızı formalı üç temizlikçi kadın. Ben deyim yirmi, sen de elli kilometrelik sahil parkını, bir kova su ve bir fırçayla yıkama çabasındalar. Hem de nöbetleşe. Biri ha babam fırçalarken diğer ikisinin görevi onun gıybet açlığını bastırmak. Şöyle düşününce haksız da sayılmazlar, onlar için zamanı su gibi akıtacak, kafa yormayacak, moral bozmayacak başka konu da yok ki. Okumaya devam et Zaman Kutusunu Yıldızıma Gönderdim

24- Mahalle Kahvesi

Mahalle Kahvesi

Sait Faik Abasıyanık

Darüşşafaka Cemiyeti, İş Bankası yayınları , 134 sayfa.

Sait Faik Abasıyanık ve Mahalle Kahvesi… Öykü Kitabı. Kitapta 22 adet öykü bulunmakta. Ben Sait Faik öykülerini daha önce de elime aldım ama sanırım doğru zaman değilmiş bir türlü konsantre olamamıştım. Bu kitap benim adam gibi okuduğum ilk kitabı. Kendi kendime çok kızdım ben nasıl olur da daha önce okumam diye. Hep elimin altındalardı hem de bütün serisi. Hatta ve hatta bazı kitaplarını farkında olmadan ikişer tane almışım ama neden, nasıl, anlamadığım bir şekilde ilk kitabını okumak bugüne kısmet oldu. Okumaya devam et 24- Mahalle Kahvesi

Uçurtmanın Peşindeki Kadın

İş hayatını yarıda bırakmış bir kadın. Çalıştığı süre içerisinde de farklı işler denemiş, son olarak sevdiği işi bulmuş, uğraşmış çabalamış ama hedeflediği kariyere ulaşmadan, bırakmış bir kadın. Ara vermemiş, sonlandırmış. Kendi isteği ile mi bırakmış, mecbur mu kalmış, yoksa tercih hakkını mı kullanmış? O kısım ortaya karışık. İş yerinin kapısından son kez çıktığında, biliyormuş ki tekrar dönüşü olmayacakmış. Artık hayatında yeni bir sayfa açılıyormuş. Okumaya devam et Uçurtmanın Peşindeki Kadın

Osho: Büyük Hayal Kırıklığı

OSHO

Meditasyon

Baştan söyleyeyim; bu bir hayal kırıklığı yazısıdır. Gerçekten arada derede kaldığım, şaşırdığım, kendi saflığıma kızdığım bir kitap hikayesi.

Yoga hocama mesaj attım ve meditasyonla ilgili önerebileceği kitaplar olup olmadığını sordum. O da 2-3 tane kitap önerisi göndermiş. İçlerinden birisi de Osho’nun Meditasyon kitabı. Sipariş ettim geldi ama başlamaya bir türlü fırsat bulamadım. Ta ki Bakü’ye gelene kadar. Geçen gün elime aldım kitabı, dedim; bu aralar lazım olacak bu bana, en iyisi başlayayım bir an önce. Bir solukta 50 ye kadar geldim. Bu arada kitabın tipi de hoşuma gitti. İçi sarı kağıt, o yüzden hafif, ki bu seyahat sırasında çok önemli bir etken, dışı sert kapat, tutması kolay, yazı karakteri güzel, Okumaya devam et Osho: Büyük Hayal Kırıklığı

23-Aşkın Gözyaşları

Aşkın Gözyaşları

Sinan Yağmur

Bu kitap hakkındaki duygu ve düşüncelerim okuma sürem boyunca değişti diyebilirim. Ne sevdim, se sevmedim. Bazen çok kolay okudum bazen bırakmamak için çok direndim. Kitaba başlarken dili ne güzelmiş dedim birkaç sayfa sonra acaba yanıldım mı diye düşündüm.

Zamanın da az buçuk tasavvuf dünyası ile ilgili okumuşluğun, dinlemişliğim, yaşayanlar Okumaya devam et 23-Aşkın Gözyaşları