9514790584370

17- Bir Kurbağa Gibi Sakin Ve Dikkatli

BİR KURBAĞA GİBİ SAKİN VE DİKKATLİ

Çocuklar için anne ve babalarıyla birlikte meditasyon….

Eline Snel

Pegasus Yayınları: 143 sayfa

Bir Kurbağa Gibi Sakin ve Dikkatli, çocuk gelişimi ile ilgili bugüne kadar okuduğum kitaplardan oldukça farklı bir kitap. Daha önce hiçbir kitap için aşağıdaki gibi özet çıkarmamıştım. Kimi uzun geldiği için kimi o kadar gerekli görmediğim için kimi de gerekeni aldığımı düşündüğüm içindi fakat bu kitap için durum biraz farklı oldu. Altını çizdiğim cümleleri teker teker not aldım çünkü uzun vadede bana oldukça lazım olacağını düşünüyorum ve unutmak istemiyorum. Bu kitap çocuklar için meditasyon rehberi olarak geçebilir fakat bence çok daha ötesi. Çocuklarınıza bunları yaptırabilirsiniz diye anlattıklarını okurken ‘kendimiz yapabiliyor muyuz’ diye düşünmemek elde değil. Kendimizin başaramadığı bir şeyi de çocuklarımıza anlatabilmemiz mümkün değil. Bu yüzden okurken çocuklarla birlikte yetişkinlerin de rehber edinebileceği sade ama etkili bir dille anlatılmış güzel bir kitap. Anne babaların yanında bence  öğretmenler de kesinlikle okumalılar. Çocuğun kendini, fiziki yapısını, zihnini, duygularını, düşüncelerini, ruhunu fark etmesini ve kontrol edebilmesini yine çocukların dilinden anlatıyor. Daha doğrusu çocuklara anlatabileceğimiz dili bize öğretiyor. Kitabın içerisinde ki CD de de meditasyon uygulamaları anlatılıyor.

Ben kendimce önemli gördüğüm ve hatırlamak istediğim yerleri kısa kısa not aldım paylaştım ama kitabın baştan sona okunmasını şiddetle tavsiye ederim.

 

 

  • Çocuğumuza daha fazla farkındalık içinde yaşamayı öğretmekle ona sandığımızın çok ötesinde yardım etmiş oluruz.
  • Dikkatimizin kalitesi, içinde bulunduğumuz andaki en belirgin ve en önemli şeye dikkatimizi vermemizle gelişir ve derinleşir.
  • Günümüzde dünya öyle karmaşık ve hızlı ki onu anlamak, büyümek, kendimizi ve dünyaya katkıda bulunmak için kendimizi anın içinde tutmayı öğrenmek artık mutlak bir gereklilik.
  • Farkındalık eğitimi, öğrenmeyi, duygusal zekayı ve genel anlamda mutluluğu destekliyor.
  • Farkındalık, kişinin, içinde bulunduğu ana bilerek yargılamadan dikkatini vermesiyle ilgili bir algılayış şekli olduğundan tam anlamıyla evrensel. Herhangi bir kültüre, geleneğe ya da inanç sistemine dayanmıyor. Ve gördüğünüz gibi her şeyi öğrenmeye dair bir temel oluşturuyor.
  • Kişinin farkındalığı öğrenmesi ve hayatına katması bir enstrümanı çalmaya başlamadan önce akort etmeye benziyor.
  • Düşünceler durmaz, sadece onlara dikkatimizi vermeyi ya da önem atfetmeyi bırakabiliriz.
  • FARKINDALIK NEDİR? Farkındalık, basitçe ifade etmek gerekirse, açık ve sevgi dolu bir tutumla yaşadığımız anın içinde neler olduğunu bilinçli bir şekilde anlama halidir. Yargılamadan olup biteni reddetmeden, kendini gündelik hayatın hızına kaptırmadan burada, bu anın içinde olmaktır. Şimdi olup bitenler üzerinde düşünmek değil ama şimdide ve burada olmaktır.
  • Farkındalık, güneşi teninde, tuzlu gözyaşlarını yanaklarında hissetmek demektir. Kaynağı neşe de olsa sıkıntı da olsa bedeninizde o farklılığı duyumsamaktır.
  • Duygularını bastırmak yerine hem kendi iç dünyalarını hem de başkalarınınkini anlamaya başlarlar.
  • Çocuklarımız dünden ve yarından bağımsız olarak köklerini şimdiki zamana salarlar.
  • Farkındalık bir tür psikoterapi değildir.
  • Denizi kontrol edemezsiniz. Dalgaları engelleyemezsiniz ama sörf yapmayı öğrenebilirsiniz. Dikkat alıştırmalarının asıl amacı budur.
  • Böylece şunu anlarsınız; sorun olan şey aslında durumun kendisi değil sizin ona tepki veriş biçiminiz.
  • Kabul etme davranışı her şeyi hoş, yavan ya da can sıkıcı, nasıl olursa olsun oldukları gibi kabul etme davranışıdır.
  • Fırtına ister büyük olsun ister küçük… Size zor ya da stresli gelen bir şeyden farkındalığa geçme sürecindeki ilk ve en önemli adım, ani tepkileri askıya almak ve nefesinize odaklanmak, bilinçli bir şekilde birkaç nefes alıp vermektir.
  • Nefes alıştırması sırasında çocukların fark ettikleri bir şey de gelecekle ilgili düşüncelerin nasıl kolayca dikkatlerini dağıttığı olmuştu.
  • AÇIK ALGI : Açık bir şekilde, merakla, hemen üstünde düşünmeye başlamadan algılamak sadece küçük çocukların anlayabilecekleri bir sanattır.
  • İyi bir dinleyici olmak kendiliğinden olan bir şey değildir.
  • Dikkatli yemek basit görünebilir ama basit bir şey değildir.
  • Nefesinize ve duyu organlarınıza dikkat etmek içinde bulunduğunuz anı yaşamanızı sağlar. Bedenin farkına varmaksa ilerlemenin bir başka yoludur.
  • Farkındalık size zihninizi terk edip bedeninizi fark etmeyi öğretir…
  • Çocuklara bedenin sinyallerini dinlemeyi öğretirken onlara bedenin sadece bizim niyetimize göre hareket eden bir şey olmadığını, bize bazı sinyaller gönderdiğini ve bunların farkına varmamız gerektiğini öğretiriz. Çocuklar böylece yorgun, enerjik ya da tok olduklarını hissetmeyi öğrenirler. Ne hissettiklerini hemen düşünmek yerine, onu sadece hissetmenin, dikkate almanın ve ondan sonra ‘bu hissettiğim şey hakkında ne yapmalıyım’ diye düşünmenin kendi yararlarına olduğunu öğrenirler.
  • Bedeninizin verdiği sinyalleri dinlediğinizde sınırlarınızı daha iyi öğrenirsiniz. Nereye kadar gidebiliyorsunuz? Bunu nasıl bilebilirsiniz?
  • Kişisel hava durumu bülteni çocuğunuzun iç dünyasını anlamasına yardım eder. Sizin de onun ruh halini anlamanızı ve onu kabul etmesine yardımcı olabilmenizi sağlar.
  • Olumsuz havaya rağmen çocuğunuzla diyaloğunuzu devam ettirirseniz ona duygularına karşı çıkmaya çalışmamayı ve onları oldukları gibi kabul etmeyi öğretebilirsiniz.
  • Kişisel hava durumunu tespit etme alıştırması…
  • Nasıl dışarıdaki havayı değiştiremiyorsan içindekini de değiştiremezsin.
  • Çocukların çoğu içindeki hava durumunu çizmeyi eğlenceli bulurlar.
  • Hoş olmayan duyguları idare etmek: Duygular yaşadığınız, düşündüğünüz, gerçekleştirdiğiniz tepkilerdir. Temel duygular, korku, kızgınlık, üzüntü ve sevinçtir. Bunları hep bedeninizde hissedersiniz.
  • Çoğunlukla düşündüğümüzün aksine olumsuz duygular çok uzun sürmez. Biz kafamızda evirip çevirerek onları uzatırız.
  • Çocuklarınıza duygularını tanımayı, onları hissetmeyi ve onlara dayanmayı öğretirseniz onlara çok temel bir beceri kazandırmış olursunuz.
  • Bazen bazı duygulara dayanmak zordur. Bunun nedeni çoğunlukla onlara eşlik eden düşünceler ve hareketlerdir.
  • Duygularımızı değil davranışlarımızı değiştirebiliriz.
  • Çocuklar da aynı yetişkinler gibi yoğun duygular nedeniyle kendilerini derinden sarsılmış hissedebilirler. Onları nasıl idare edeceklerini bilmezler. Anne baba olarak sizin göreviniz onlara bu duygularla yüzleşme ve duygularını tam bir dikkatle kabul etme cesaretini göstermeyi öğretmektir.
  • Böylece çocuklar yoğun duyguların içinden nasıl geçtiklerini tecrübe ederler ve bu duyguların onları yıkmadığını anlarlar.
  • Çocuğunuzun sizin de endişe, sabırsızlık, üzüntü, yorgunluk gibi duygularınızı görmesi ve bunlara saygı duyması önemlidir.
  • Bir şeylerin oldukları halden farklı olmalarını istediğimizde zihnimizde evirip çevirmeye başlarız.
  • Peşimizi bırakmayan düşünceleri fark ettiğimiz ve onları ciddiye aldığımız zaman gitgide sönerler. Bir mumun alevinin oksijeni kalmadığında sönmesi gibi.
  • Her şeye rağmen peşimizi bırakmayan düşünceler olabilir. Bunların bize saldırmalarını engellemek istiyorsak onların nedenini incelemeli, tanımalı ve anlamalıyız.
  • DÜŞÜNCELER: Düşünceler Kafamızın içinde duyduğumuz küçük sesler gibidir. Bu sesler hiç susmaz. Sanki içimizde müthiş yetenekli bir hikaye anlatıcısı vardır.
  • Düşünceler ve duygular bir çift gibi hareket ederler. Bazen farklı görünürler ama çoğunlukla birlikte olmaya eğilimlidirler.
  • Hepimiz bazı düşüncelere takılıp kalıyoruz. O zamanlarda zihnimiz bizi şüphenin, endişenin, özgüven eksikliğinin olduğu karanlık yerlere götürüyor. Bazen bu düşünceler kafamızda dönüp durduğu için uykularımız kaçıyor.
  • Çocuğunuz asıldığı yerden aşağı sarkan bir örümcek gibi dikkatini aşağı doğru indirebilir. Ta ki karnına ininceye kadar…Çünkü karnında düşünceler yoktur.Sadece nefes ve nefesin sakin hareketi vardır.
  • Etkinlik tarzı tercih eden çocuklar kafa kurcalayan düşünceler kutusu yapabilirler….( Ev için ipuçlarında, sayfa  119 da ayrıntılı olarak anlatılıyor)
  • Sayfa 124: Yılanın hikayesi
  • Sayfa 128 İltifat topu oyunu.
  • Hoş olmayan davranışları fark etmek için Bileklik oyunu…
  • Eğer kozasında kelebek olmayı bekleyen bir tırtılın sabrına ve yeni doğmuş bir bebeğin güvenine sahip olabilseydik ve bir sonbahar yaprağı gibi kendimizi rüzgara bırakmayı bilseydik hayatımız çok daha keyifli olabilirdi.
  • İstekler sahip olduklarımıza değil hep sahip olmadıklarımıza odaklanmamıza neden olur. Sahip olmadıklarımızın hayatımıza gölge düşürmesine izin vermeden isteklerimizi nasıl idare edebiliriz?
  • İsteklerimizin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı durumlarda bile zihnimizde oluşturacağımız görüntüler bize yardımcı olabilir. İsteklerimiz doğrultusunda gerçekleri saptırmaktan değil her şeyin bir değişim içinde olduğunu anlamaktan söz ediyorum. Bir şeyler bazen kendiliğinden bazen de biz onlara farklı bir açıdan baktığımız için değişir.
  • Sabır, güven ve kendi haline bırakma… Bu yaklaşımlar isteklerimizi idare etme konusunda oldukça işimize yarar.
  • Sayfa140: Dilek ağacı alıştırması…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir