parfümün dansı

20- Parfümün Dansı

20- PARFÜMÜN DANSI

Yazar: Tom Robbins

Ayrıntı yayınları – 432 sayfa

Bu, uzun çok süredir yarıda bıraktığım ilk kitap. Kitap için kötü diyemicem, sakın okumayın da diyemem fakat şunu söyleyebilirim ki herkesin rahatlıkla okuyabileceği türden bir kitap değil. Tom Robbins anladığım kadarıyla pek sınırları olmayan ve sadece belirli bir kesime hitap eden bir yazar. İnanç, ahlak, cinsellik, toplumsal kurallar, özel sınırlar gibi kaygıları pek yok. Kitabı okurken karşınıza her an her şey  çıkabiliyor.

Kitabın konusu bir kadın ve bir erkeğin ölümsüzlüğü ararken aynı zamanda bir kokunun peşinde olmaları.  Kitap farklı zaman aralıklarında ve birbirinden farklı mekanlarda ilerliyor. Fantastik denilebilecek türden. Her bölümde hikayeyi başka yerden yakalıyorsunuz ama benim kaldığım yerde daha küçük hikayeler birleşememişti.

Yalnız şu da bir gerçek ki dili çok keyifli. Tasvirler, tanımlamalar, benzetmeler inanılmaz zekice ve keyifli. 432 sayfalık kitabı 259 da bıraktım ve buraya kadar gelmemin sebebi az biraz meraksa daha da fazlası dilden aldığım keyif.

Ana konu benim için çok çekici olmasa da ya da kurgu çok da beni etkilemese de aralarda ilginç bilgiler, bakış açıları çok hoşuma gitti. Kalemi kağıdı elime alıp yazmak istediğim bölümler çok oldu.  Kokular benim arka fonda hep ilgimi çeken bir konuydu bu kitapla birlikte biraz daha gündeme geldi diyebilirim.

Ama ne olursa olsun inanç ve ahlaki değerlerin,  özgürlük adı altıda, bu kadar saygısızca kullanılması benim kesinlikle kabul etmediğim bir şey.

Kitapların içerisindeki cinsel içerikler bir noktaya kadar idare edilebilir. Son piyasa kitapları içerisinde kimi satış kaygısından, kimi okuyucuyu tutabilmek için, kimi özgürlüğünü göstermek için yerli yersiz bir noktaya kadar kullanıyor. Ama her şey gibi onun da sınırları, adabı, şekli var.  Bir noktadan sonra rahatsız edici, mide bulandırıcı boyutlara gelebiliyor.

Sonuç olarak bu kitap pek benlik değilmiş. Ama merak ederseniz ve okuma  isterseniz uç noktalara hazırlıklı olun benim gibi ‘Bu kadar da olmaz artık’ demeyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir