cute-octopus-clipart-OCTOPUS3

Ahtapot Kollarım

Son zamanlarda en yoğun hissettiğim duygulardan birisi ahtapotluk. Çok fazla kolu olan dev bir ahtapot gibi hissediyorum. Aynı anda o kadar çok şeyi düşünmek zorundayım ki. Eskiden buna biraz kafam dağınık diyorduk, ya da biraz yoğunum. Ama neredeyse Hamileliğimin başından beri yoğunluk kelimesini aştık artık.

Kollarımdan birisi tabi ki Kayram, diğeri hamileliğim, diğeri işlerim, diğeri evim ve son zamanlarda pek de göremediğim kendim. Bu ana dallar kendi içerisinde onlarca dala ayrılıyor.

İşte beyin haritasını bu yüzden seviyorum. Düşünce tarzımı o kadar güzel ifade ediyor ki. Uygun bir zamanda bu konu üzerinde de uzun uzun yazarım.

Oğluşki farklı bir döneme girdi aslında. En önemli iki problemimizden birisi dil gelişimi, ikincisi tuvalet alışkanlığı.

Konuşma başlangıcındayız, yavaş yavaş kelimelerimiz çıkmaya başladı ama hala gerektiği kadar değil. Dil gelişimi çok kompleks bir gelişim alanı aslında. Fizyolojik, psikolojik, zihinsel, sosyal… hepsi nerdeyse aynı derecede etkili. Her konu ayrı ayrı incelenmeli, çalışılmalı, problemleri belirlenmeli ve denge sağlanmalı. Bu bir kişinin tek başına yapabileceği bir şey değil. Bunun için iyi bir eğitim ekibi gerekiyor  aslında. Gerçekten de zorlu, sabır gerektiren ve dikkatli olunması gereken bir süreç.

Tuvalet alışkanlığı ise son zamanlarda bizim evin kabusu. Çalışmadığım yerden geldi soru bu sefer. Evet teorik olarak bilgim vardı ama uygulamanın bu kadar zor ve değişken olabileceğini tahmin etmemiştim. Öğrendiğim o ki bunun kesin ve net bir formülü yok. Her çocuğun bu dönemi faklı geçiyor. Yine dil gelişimi gibi bu dönemde de psikolojisi hazır olacak, biyolojik mesane dolum saatleri tespit edilecek, algı ve farkındalığı gelişmiş olacak gibi birçok etken söz konusu ama bunun yanında en önemlisi anne baba hazır olacakmış bunu da öğrenmiş olduk.

Daha kayranın kardeş hazırlığından, akademik gelişiminden hiç bahsetmiyorum bile.

Bir diğer ahtapot kolum ise Hamileliğim ve balacam. Kayranın hamileliği ile kıyas kabul edemez derecede farklı ve zor geçen bir hamilelik oluyor. Kayranın özel durumundan dolayı ikinci çocuk konusunda tabi ki endişeliydik. Bunun için de hazır olmayı bekledik zaten.

Hamileliği öğrenmemizle birlikte tabi ki tarama testleri, amniyosentez, yeni model tarama testleri düştü kucağımıza. Ortalık dağıldı biraz. Alınması gereken kararların sorumlulukları, olası bedelleri düşünüldüğünde bir noktadan sonra teslimiyete ulaştırıyor sizi. Ben kıyası çok fazla seven bir insan değilimdir. Her zaman kötünün kötüsü, iyinin iyisi vardır. Son yıllarda  öğrendiğim şeylerden birisi aynı olayı bile yaşasalar asla iki insan birbirinin ne hissettiğini anlayamaz ve duygular kıyaslanamaz. Herkesin duygularını yaşama şekli, ifade etme şekli, problemlere verilen tepki, çözüm teknikleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle de kimse kimseyi anlayamaz ve yargılayamaz. Yaşanılanlar kimilerine göre ağır kimilerine göre hafiftir o kadar.

Hamileliğin ilk dönemlerinde hem yaşımın ileri olması hem de kayranın özel durumu nedeniyle doğal olarak risk seviyemiz yüksekti. Belirli bir süre bunun gerginliği yapılan kontrol ve testler sonucunda bir miktar azaldı. Ardından Hamilelik Migreni denilen bilmem kaç hamileden kaçının yaşadığı bir rahatsızlıkla karşılaştım. Tam 20 hafta migrenle uğraştım. Doğal olarak ilaç almak da çok mümkün olmamakla birlikte bir işe de yaramıyor zaten. Ama bu süre içerisinde sadece migreni olanlara dua ettim nerdeyse. Gerçekten oldukça zor bir dönemdi. Ama doktorum 20. Haftada bitecek dedi ve gerçekten de bitti.

 

Hep işlerimin de benim diğer çocuklarım olduğundan bahsederim. Nerdeyse 4. Çocuğa hamileyim denebilir yani bu durumda. Kayra ve balacam dışında kalan iki çocuklarımın da bana ihtiyacı var. Doğumdan sonra işler daha da karışacaktı ve bizde düşündük taşındık ve işyerini ve evi aynı binaya taşımaya karar verdik. Tabi sadece karar vermeyle bitmiyor, uygun yeri bulmamız nerdeyse 3 ayımızı aldı diyebiliriz. Tabi ki ev ve ofisi aynı anda taşımak çok da kolay bir şey değil. İki gün arayla taşındık ama toplanma taşınma sürecimiz nerdeyse 15 günü buldu diyebiliriz. Hayatımda ilk defa bu yaşımda yorgunluktan ağladım diyebilirim.

Neyse ki hallettik yerleştik. Tabi ki işyerinin taşınmasının iş açısından avantaj ve dezavantajlarını da yaşadık hala yaşıyoruz.

Tamam dedim artık her şeyi hallettik artık biraz dinleneyim son 3 aya girdik her şeyimiz düzene girdi, sadece Kayranın hazırlıkları kaldı dediğimiz anda yeni bomba patladı.

Hamilelik Diyabeti. Bu olay gerçekten bomba etkisi yarattı hayatımızda diyebilirim. Bu  bambaşka bir konu. Bebek için tehlikeleri, doğru uzmanlara ulaşabilme sıkıntısı, hamilelik ve diyet etkisi, insülün başlansın mı başlanmasın mı tartışmaları, saat başı ölçülen şeker değerleri, bunun gerginliği stresi….

Diye devam edip giden alt başlıklar. Aynen diğerleri gibi bu konuyla da ilgili sayfalarca yazabilecek kapasitem var emin olun. Şimdi de şeker hastaları için dua etmeye başladım tabi ki ama hamilelik diyabeti normal diyabete göre çok daha riskli ve farklı bir durum.

Geldik bugüne. Aylardır problemlerle o kadar çok uğraşmışım ki artık sadece problem çözmeye odaklanmış durumdayım. Normal olaylara da problem gözüyle bakıyor ve çözüm yolları üretmeye başlıyorum. Alışkanlık haline geldi.

Geleceğe dönük gelişim için problem çözmeyi her zaman arkadan gelen problemleri temizlemeye tercih ederim. Ama ne yazık ki uzun süredir temizlikle gidiyoruz.

Ahtapotun diğer kollarına gelemedik bile.

 

(Kafa Boşaltma Yazısı)

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir