Can’ıma 3.yaş Mektubu

Can’ım, cancağızım. Bugün; sen dünyaya gözlerini açalı, üç koca yıl oldu. Seni dünyaya getirirken en büyük korkum; sana haksızlık etmek ve annelik dengesini kuramamaktı. Bu yazıyı yazarken bile her kelimeyi defalarca düşünüyorum;  yanlış anlaşılmamak için. Sen özel bir aile’nin kıymetlisi olarak dünyaya geldin. Evet, görünür de ikinci anneliğimdi, deneyimli olmam gerekiyordu ama öyle değilmiş. Her çocuk ayrı bir annelikmiş. Ben öyle zengin bir kadınım ki, abin de, sen de bana apayrı dünyalar verdiniz.

Ben senin dünyanda sana ayak uydurmaya çalışıyorum sadece. Seni yetiştirirken amacım hiçbir zaman; doğruyu göstermek adına, seni bir yerlere sürüklemek; senden çok bildiğimi iddia ederek, sana yol çizmek; hayatın getirdiklerine boyun eğip, gereğinden fazla sorumluluk yüklemek değil. Sadece senin dünyanda, karakterin doğrultusunda ilerlediğin yolda, önündeki ışığı bir miktar daha artırarak  ilerlemeni kolaylaştırmak ve daha da önemlisi elinden sıkı sıkı tutarak güvende hissetmeni sağlamak.

Dünyayı tanımaya çalışırken sorduğun sorular oldukça zekice, heyecan verici ve eğlenceli. Gözlemlerin, yorumların, kıyasların, analizlerin ve vardığın sonuçlar karakterinde ki tutkunu ortaya koyuyor. Korkuların, endişelerin bana güven duygunla ilgili ipuçları veriyor.  Sevdiğin oyuncaklar, oynama şeklin, çizdiğin resimler, hayal gücün beyninin çalışma şeklini yansıtıyor. Kullandığın kelimeler bana doğrularımı ve yanlışlarımı gösteriyor. Kendi yaş gruplarında ki uyumun, davranışların liderlik yeteneğin ile ilgili sinyaller veriyor.

Çok kolay bir çocuk olduğun söylenemez ama diğer taraftan da bir o kadar eğlenceli ve keyiflisin.

Sahip olduğun enerji ve ışığın toplum içerisinde hızlı fark ediliyor. Temennimiz tüm hayatın boyunca, hedeflerine ulaşabilmen için, sahip olduğun becerileri ve özellikleri verimli kullanabilmen. İşte görevlerimden birisi de sahip olduğun bu enerjiyi kendi ayaklarının üzerinde durana kadar koruyabilmeni sağlamak. Bunu başarabilmemin tek yolu da seni iyi tanıyabilmek.

Can’ım sen özel bir abiye sahipsin. Bunu, hayatında bazen şans, bazen de haksızlık olarak algılayacaksın. Bu durum tamamen senin hayat çizgi’nin bir parçası. Yeri gelecek sen abi olacaksın, ister istemez yaşıtlarından önce olgunlaşacaksın, ben ne kadar istemesem ve bunun için çabalasam da, kaçınılmaz olarak yaşıtlarından daha fazla sorumluluk alacaksın.

Hayatının hamuru diğerlerine göre farklı baharatlarla yoğrulacak.

Bu seni çoğu zaman yoracak ama diğer taraftan da zenginleştirecek. İnsanı değerlerini ve vicdan seviyesi yükseltecek ki; senin döneminde bunlar çok kıymetli özellikler olacak.

Can’ım, cancağızım, hayatımın gökkuşağı, yaldızlı aynam, küçük adamım, yol arkadaşım daha birçok şeyim; yaşadığım her gün senin varlığın için şükrediyorum. Büyümeni izlemek inanılmaz keyifli ve beni şu dünya da en çok eğlendiren şeylerden birisi. Üç yıldır her gününü, her anını, tadına vararak, doya doya yaşıyorum.

Büyüdükçe çocuklara hayatla ilgili dersler vermek yerine, onlardan ders almanın daha doğru olduğunu öğrendim. Bende senin gibi büyüyorum ve bundan sonra bunu el ele yapacağız gibi görünüyor sevgili yol arkadaşımJ

Seni çok ama çok seviyorum..

İyi ki doğdun bebeğim..

Çok nadir anne dediğin

Deyyan…

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir