Kendimle Ettiğim Kahve Sohbeti

Çocukluğumu özlemişim. Selam vermek için de ince bir bileklik öreyim dedim.

Geçenlerde izlediğim bir belgeselde Hindistanda ki  makrome sanatçılarından ve ördüğü model model bilekliklerden bahsediyorlardı. O anda birden uçtum, geçmişe.

Annem kapının koluna pembe renkli bir sarkaç başlamış , ‘ Siz bunu bitirene kadar geleceğim’ deyip çıkıyor kapıdan. Akıllı kadın. İşlerini halledip geldiğinde biz hala o sarkacın başında olur muyduk olmaz mıydık onu tam hatırlayamıyorum ama ne kadar hevesle ördüğümü çok iyi hatırlıyorum. Hatta ördüğüm pembe sarkaçları yan bloklarda oturan Almanlara satıp para bile kazanmışlığım var bu işten.

Benim annem de babam da sanatçıydı aslında, keşfedilememiş sanatçılar. Babam ressam, fotoğrafçı ve müzisyendi annem ise terzi ve el sanatları sanatçısıydı. Derilerden yapılmış özel tablolarını hayal meyal hatırlıyorum. Hala da eline malzemeyi ve boyaları ver ve bir süre bekle, karşına mutlaka farklı bir şeyler çıkar.

Kim bilir, onlar da bu konuda bilinçli ailelerde doğsalardı, imkanların geniş olduğu farklı şehirlerde yaşasalardı şu anda kim olurlardı. Ama en bugün anladım ki,  ne olursa olsun benim için ikisi de birer sanatçı ve ben onların kızıyım. Her ne kadar yetenekleri bana geçmemiş olsa daJ  Bunların dışında bir şey ama ne?

Elimdeki bütün işlerimi bıraktım, dolapların dibine atılmış boncuk kutusunu çıkardım, döktüm bütün malzemeleri ortaya. Canım bileklik yapmak istedi. İnsanın canı durduk yerde bileklik örmek ister mi?  İşte bende ki can da böyle, olmadık zamanlarda abuk sabuk şeyler ister.

Bilekliği örerken nerelere gittim geldim, kafamda neler yazdım çizdim, ne hayaller kurdum. Çok da mutlu oldum.

Örneğin, ben ünlü bir takı tasarımcısıymışım ama sadece bileklik tasarlıyormuşum. Küçük bir atölye açmışım. Yanıma iki tane asistan almışım birini örgü ustası olarak yetiştirmişim, diğerini boncuk. Tasarımları kendim yapıyormuşum, imalatı onlara yaptırıyormuşum.  Bütün modacılar benim tasarımlarımın peşindeymiş. Hayal bu ya, ekle ne ekleyebilirsen…

Bu benim yaptığım aslında kendimi beslemek. Geçmişimle, geleceğimle hayallerimle  beslenmek.  Olasılıkların peşinde giderek üretmek. Beynimi kullanabilmek.  Yaratıcılığımı geliştirmek. Kendimle barışmak. Hatıralarımı restore etmek.

İhtiyaç için mi yapıyorum bunu? Hayır.

Bu kendimle ettiğim bir kahve sohbeti. Herkesten çok kendime ihtiyacım var, çünkü yolun sonuna kadar benimle olacak tek kişi yine kendim. O yüzden muhabbeti sıcak tutmak lazımJ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir