Tek Kişilik

Haftalar öncesinden almıştım tiyatro biletimi. Bir adet tiyatro bileti. Aldığım zaman, önce biraz buruk hissetmiştim kendimi, ama kısa süre sonra geçmişti. Bugün ise çok keyifliydim, tiyatroya, sinemaya, sergiye gidebilmek için veya güzel bir yemek yiyebilmek için için illa birinin olması da şart değil. Kafa dengi biri olsa tabi ki çok keyifli olur ama olmaması bunların yapılamayacağı anlamına da gelmiyor. Ya da tadından kaybedeceği anlamına. Okumaya devam et Tek Kişilik

Şartlandırılmış Duygular

İyi bir ailede doğarsak, ekonomik sıkıntı çekmez isek, kaliteli okullarda okursak, sevdiğimiz bir adamla ya da kadınla evlenirsek, güzel çocuklar doğurursak, onları toplumun öngördüğü şekilde büyütebilirsek, onlar da aynı şekilde mutlu evlilikler yaparsa, biz çok mutluyuz.

Hayatımızın yönü, ne istediğimiz, hedeflerimiz, nelerle mutlu olacağımız, nasıl yaşamamız gerektiği belli. Bu şablona uyabilirsek eğer,  toplum içerisinde ki mutlu azınlık içerisinde sayılırız. Çünkü bu listeyi dört dörtlük tamamlayan insan sayısı çok az. Okumaya devam et Şartlandırılmış Duygular

Havuç mu Kovalıyorsun Yoksa Köpekten mi Kaçıyorsun?

İnsan neden ve nasıl hareket eder? İnsanların bir miktar boş zamanı olduğunda ilk yapmak istedikleri şey ne olurdu?  Eğer ulaşmak istedikleri bir hedefleri veya arkalarından kovalayan korkuları yoksa en çok ne yapardı? Bence yatardı. Yani hareketsizliği tercih ederdi. Enerji koruma kanununa göre gerekmedikçe enerjini  harcama, acil durumlarda ihtiyacın olabilir. Bu, hayvanların çok büyük bir kısmında da olan bir güdüdür. Avlanmaz ya da kaçmazlarsa yatarlar. Mantık aynı enerji dengesini korumak için. Okumaya devam et Havuç mu Kovalıyorsun Yoksa Köpekten mi Kaçıyorsun?

Üzerimize Bulaşan Renkler

Bir insanın gelişimindeki en büyük etkenlerden birisi de; rol modelleridir. Her insan ama her insan için mutlaka bir veya birkaç kişi vardır, kendine model aldığı. Ama farkındadır, Ama değildir. Şöyle düşününce ‘Yok ya benim aklıma gelen öyle örnek aldığım biri yok’ dense de, yaşam içinde ayrıntıya bakılınca; biz, birileri gibi konuşur, birileri gibi yazar, birileri gibi yemek yer, birileri gibi çalışırız. Hayatımızda, davranışlarımızda, karakterimizde mutlaka başkalarından  bulaşmış renkler vardır.

Üzerimize bulaşan renklerin oluşturduğu desen bizi biz yapar. Okumaya devam et Üzerimize Bulaşan Renkler

Terapi Notları: Kaliteli Yaşam

Herkes bir şekilde benzer olayları yaşıyor. Kimi zor, kimi kolay, aynı yollardan geçiyor ama çoğu zaman kendini tek sanıyor. Halbuki kısa sürede olsa,  etrafına başka bir pencereden bakabilse, her şeyin göründüğü kadar çetrefilli olmadığını görebilecek. Okumaya devam et Terapi Notları: Kaliteli Yaşam

Görünmezlerin Dünyası Kuantum ve Rezonans Kanunu

Aslında bu kitap serisi için yazılmış bir yazıydı ama baktım kitaptan önce söylenmesi gerekenler bitmedi, kitaba sıra gelmedi. O zaman da başlık değişti.

 

Ben kuantumla ve spritüel konularla bundan 17-18 yıl önce tanıştım. İçinde bulunduğum; var olma amacımı anlamaya çalışma çabası, bana bir sürü değişik kapı açtı. Zaten ucundan bir çektiniz mi gerisi sökülerek geliyor.

İnanmak inanmamak meselesi: Bazen çevremdekiler bunların çok saçma olduğunu, boş işlerle uğraştığımı, gereksiz oyalandığımı söylediler.  Bana hiçbir zaman öyle gelmedi. Bunlardan hem keyif aldım, hem de ara ara yaşadığım deneyimler çok da yanlış yerlerde dolanmadığımı hissettirdi. Okumaya devam et Görünmezlerin Dünyası Kuantum ve Rezonans Kanunu

Neden Alışveriş Yapıyorsun?

Sahip olmak, anlam yüklemek, bağlanmak ve biriktirmek. Aslında kendimizi iyi hissetmek için yaptığımız en temel dizilerden  birisi bu. İnsan, hayvan, eşya, duygu, konfor, vs. Her şey olabilir. Sahip olmak için çaba sarf ediyorsak ona göre anlam yüklüyoruz, yok kolaylıkla elde ediyorsak kıymet miktarı biraz daha aşağılara iniyor. Okumaya devam et Neden Alışveriş Yapıyorsun?

İpler Koparsa

 

Aylar oldu yazmayalı, okumayalı, düşünmeyeli…

Şu aralar uzun bir baygınlıktan sonra yeni yeni gözlerini açmaya çalışan ve şaşkın şaşkın etrafına bakınarak, kısık bir sesle ‘Neredeyim ben? Buraya nasıl geldim? ‘ diye söylenen biri gibiyim. Doğrulmaya çalıştıkça bir yerlerime acı saplanıyor.  Baskı altında sertleşip, dayanıklılığı artanlardan mıyım yoksa tam tersi deformasyon geçirip eciş bücüş olanlardan mıyım onu daha algılayamadım fakat fark ettiğim şeylerden birisi  yalnızlığın da en az baskı kadar insanı güçlendirdiği.

Okumaya devam et İpler Koparsa