Engelliler Neden Kabul Edilmez?

Biz, engelli insanların farlılıklarını kabul ettirerek, topluma entegre etmeye çalışırız. Yaşanılan bütün problemlerin temelinde insanların birbirini oldukları gibi kabul etmemesi yatıyor. Peki şöyle bakarsak normal denilen insanlar arasında ki farklılıklar, engelli statüsüne koyduklarımızdan çok mu az. Biz kendimize benzemeyen birini kolay kabul edebiliyor muyuz? Herkesin ve her şeyin tek olduğu, tamamen birbirinden farklı olduğu bir evrende farklılıklar yüzünden çatışmaların çıkması ironik bir durum. Hele de herkesin içinde bir yerlerde ben tekim, özelim, bir taneyim gibi ego sesleri yankılanırken, başkalarını farkı yüzünden dışlamak çok komik. Okumaya devam et Engelliler Neden Kabul Edilmez?

Beni Pek Sevmezler

Zamanında bir arkadaşı anneme ‘Deyyan insanla beslenen biri, etrafında insan olmazsa yaşayamaz’ demiş. O zamanları düşününce çok normaldi böyle bir yorum ama son senelere geldikçe tam tersi oldu, zehirlenir oldum. Kaçacak delik arar oldum, bir iki tane de buldum, kafam attıkça giriyorum o küçük dünyalara, çekip, dizlerimi göğsüme, sarılıyorum, gömüyorum kafamı. Ne kadar küçülebilirsem o kadar iyidir. Sessizlik, karanlık, sakinlik herkesin ara sıra ihtiyacı. Ama nedense pek dile getirilmez. Dile getirenin de vay haline…

İnsanlar beni ya çok sever, ya da gıcık olurlar. Pek nefret edilen bir tip değil Okumaya devam et Beni Pek Sevmezler

Tek Kişilik

Haftalar öncesinden almıştım tiyatro biletimi. Bir adet tiyatro bileti. Aldığım zaman, önce biraz buruk hissetmiştim kendimi, ama kısa süre sonra geçmişti. Bugün ise çok keyifliydim, tiyatroya, sinemaya, sergiye gidebilmek için veya güzel bir yemek yiyebilmek için için illa birinin olması da şart değil. Kafa dengi biri olsa tabi ki çok keyifli olur ama olmaması bunların yapılamayacağı anlamına da gelmiyor. Ya da tadından kaybedeceği anlamına. Okumaya devam et Tek Kişilik

Şartlandırılmış Duygular

İyi bir ailede doğarsak, ekonomik sıkıntı çekmez isek, kaliteli okullarda okursak, sevdiğimiz bir adamla ya da kadınla evlenirsek, güzel çocuklar doğurursak, onları toplumun öngördüğü şekilde büyütebilirsek, onlar da aynı şekilde mutlu evlilikler yaparsa, biz çok mutluyuz.

Hayatımızın yönü, ne istediğimiz, hedeflerimiz, nelerle mutlu olacağımız, nasıl yaşamamız gerektiği belli. Bu şablona uyabilirsek eğer,  toplum içerisinde ki mutlu azınlık içerisinde sayılırız. Çünkü bu listeyi dört dörtlük tamamlayan insan sayısı çok az. Okumaya devam et Şartlandırılmış Duygular

Beyin Otomatik Pilota Geçerse

Beyin gelişimi için en güzel egzersizlerden birinin öğrenmek olduğu söylenir. Uzmanlar der ki; bilmediğiniz, daha önce ilgilenmediğiniz bir şeyler öğrenin. Bu dil olabilir, herhangi bir enstrüman olabilir, resim veya heykel olabilir. Keyif alabileceğiniz, güzel vakit geçirebileceğiniz bir hobi edinin mutlaka derler. Bu benim için pek sorun olmuyor tabi.

Elime ne geçerse ilgileniyorum ama ben bunu beyin gelişimimden ziyade, ilk olarak; çocuklarımı daha iyi yetiştirebilmek, ardından da içimde ki bitmez tükenmez bilmeyen enerjinin birikmemesi ve bir gün patlayıp bana zarar vermemesi için yapıyorum. Okumaya devam et Beyin Otomatik Pilota Geçerse

Çocuklarımın Hayatında Sahne Tasarımcısıyım.

Kim olduğumuzu bulmak için çok mu geç kaldık? İnsanın ne istediğini ve neden yaşadığını sorgulayabilmesi için ilk önce kendini tanıması gerekiyor. Benim daha çok üzerinde durduğum konu; insan kendini ne zaman ve nasıl tanıyabilir. Eminim dünya da kendiyle tanışmadan yok olup giden çok insan olmuştur. Olaya makro boyuttan bakılırsa kim olduğunu, ne istediğini, neye hizmet ettiğini bilmeden yaşayan insanlar genel sistemin düzenini de bozuyorlar. Yani zararları sadece kendilerine değil. Okumaya devam et Çocuklarımın Hayatında Sahne Tasarımcısıyım.

Terapi Notları: Kaliteli Yaşam

Herkes bir şekilde benzer olayları yaşıyor. Kimi zor, kimi kolay, aynı yollardan geçiyor ama çoğu zaman kendini tek sanıyor. Halbuki kısa sürede olsa,  etrafına başka bir pencereden bakabilse, her şeyin göründüğü kadar çetrefilli olmadığını görebilecek. Okumaya devam et Terapi Notları: Kaliteli Yaşam

Görünmezlerin Dünyası Kuantum ve Rezonans Kanunu

Aslında bu kitap serisi için yazılmış bir yazıydı ama baktım kitaptan önce söylenmesi gerekenler bitmedi, kitaba sıra gelmedi. O zaman da başlık değişti.

 

Ben kuantumla ve spritüel konularla bundan 17-18 yıl önce tanıştım. İçinde bulunduğum; var olma amacımı anlamaya çalışma çabası, bana bir sürü değişik kapı açtı. Zaten ucundan bir çektiniz mi gerisi sökülerek geliyor.

İnanmak inanmamak meselesi: Bazen çevremdekiler bunların çok saçma olduğunu, boş işlerle uğraştığımı, gereksiz oyalandığımı söylediler.  Bana hiçbir zaman öyle gelmedi. Bunlardan hem keyif aldım, hem de ara ara yaşadığım deneyimler çok da yanlış yerlerde dolanmadığımı hissettirdi. Okumaya devam et Görünmezlerin Dünyası Kuantum ve Rezonans Kanunu

Terapi Defteri: Üç Cadı

Mükemmeliyetçilik-Kararsızlık-Güven

Üç cadı kardeş. Kim kimi kışkırtıyor, kim kimi besliyor, kimin nedeni kim Allah bilir. Yüzlerce kombinasyon yapma yeteneğine sahipler.

Bu kombinasyonlar birini şöyle sıralayabiliriz mesela. Güvensizlik duygusu her şeyi kontrol etme güdüsünü tetikliyor.  Her şeyi kontrol ederek yüksek güvenlikli bir yaşam ortamı sağlanabilir gibi geliyor. Yüksek güvenlik için riski en aza indirmek gerekli. En az risk demek, mükemmele yakın bir proje demek. Mükemmel proje için her seçim, her detay doğru ve tam olmak zorunda. Bu da doğal olarak, doğru kararlar verilmesi gerektiği anlamına geliyor. En ufak bir yanlış karar, güvenlik alarmı verir. Bu da en temel yaşam ihtiyacımızı tehdit altına sokar ve paniklememize neden olur.  Aynı zamanda da saldırma ya da kaçma reflekslerimizi de harekete geçirir. Okumaya devam et Terapi Defteri: Üç Cadı

Acı Kahve Neden Lezzetlidir?

Bundan 4-5 yıl önce bir psikologla sohbet ederken konu döndü dolaştı ‘Anlam yükleme’ meselesine geldi. Bana ölümle ilgili bir örnek verdi. ‘Toplumların sosyal yapılarına göre, insanların, ebeveynleri’nin ölümlerine verdiği tepkiler farklılık gösterir. Bir Türk’ün annesi öldüğünde hissettikleri ile bir Amerikalı’nın annesi öldüğünde hissettikleri aynı değildir. Çünkü biz Türkler için anne, baba kavramları çok derin anlam ifade eder’ Okumaya devam et Acı Kahve Neden Lezzetlidir?