Geciken Mektup

Herkese mektup yazabilirim, duygularımın kelimelerini bulabilirim ama nedendir bilmem, en zoru sana yazmak. Defalarca sana mektup yazmak için oturdum, uğraştım düşündüm ama beceremedim. Nereden başlayacağımı bilemedim, duygularımın karmaşıklığını çözemedim. Çünkü doğduğum andan itibaren her sene sana olan duygularım değişiyor. Okumaya devam et Geciken Mektup

Canım Oğlum

Canım oğlum

 Bir yıl önce bugün(15 Şubat) ilk defa sesini duydum. O anda kalbimde bir ürperti oldu ama nedenini anlayamadım. Meğerse bize bebek suretinde bir melek göndermişler. Bizi büyütsün, yetiştirsin, hayatı öğretsin diye.
Şu bir yılı düşündüğümde görüyorum ki öyle de oldu. Ne çok şey öğrendik hayat hakkında. Hatta bugüne kadar bildiğimiz çoğu şeyi silip yeniden öğrendiğimiz bile oldu.
Sendeki bu öğretme çabası, bizdeki bu öğrenci şaşkınlığıyla başlarda epey zorlandık ama neyse ki yavaş yavaş toparladık. Anladık ki her zaman Okumaya devam et Canım Oğlum

1333 Gündür Her Nefeste…

Kendime göre kurduğum hayatımda, tıngır mıngır giderken, bir gün aniden kapı çalındı. Hiç beklemediğim yerden, beklemediğim biri çıkıverdi karşıma. Tavşanın fara tutulması gibi tutuldum oracıkta. Fotoğrafına ilk baktığım an, hissettiğim duygu, güvendi. Sığınma isteği uyandı içimde. Sesini duydum, o ana kadar duyduğum hiçbir sese benzemiyordu. Kendimden habersiz sana aşık olmuşum.
    
Konuşmaya başladıktan sonra, yakaladım kendimi.  
Anladım ki geldin. Hemen  günlüklerimi açtım, kontrol etmek için, evet sendin, yıllar öncesinden evleneceğim diye tarif ettiğim adam. Nefesim kesildi birden. Kendime gelemedim uzun süre. Hayat birimim sen oldun, o andan sonra. Yediğim, içtiğim , okuduğum, izlediğim her şey sana endeksliydi. Her cümlenin sonu seninle bitiyordu. Km lerce ayrıydık ama her sabah senin için uyanıyordum, hazırlanıyordum. Çay içerken; evet aşkımla da içeriz bu çaydan, kitap okurken; ona da okumalıyım bunu kesinlikle, bir şey yerken; o da tadına bakmalı, kesin sever, bu kurabiyenin tarifini alayım aşkıma da yapayım.
Özlem denen duygunun tadına, ilk defa, ayrı geçen zamanlarda baktım. İliklerime kadar özledim seni. Hayata dur dedim sen gelene kadar, dinletemedim.
Sonra tanımaya başladım seni. Seninle ilgili eksik hayal kurduğumu anladım. O seneye kadar, her yılbaşında, geleceğe dair planlarımı yazardım, ilk defa o yılbaşı yapmadım. Yeni sene bana neler getirecek düşünmedim. Sabah akşam sana yazmaya başladım. Defterler doldurmaya başladım ha bire seni ne kadar sevdiğimi anlatmaya çabaladım ama bir türlü başaramadım. Hiçbir kelime içimdeki çırpınışları ifade etmeye yetmedi.
    Allah insanları eş yaratırmış. Kimileri eşini bulur, kimileri bulamazmış. Ben dünyanın en şanslı insanlarından biri hissettim kendimi. Seninle birlikte büyüdüm, küçüldüm, olgunlaştım, doğrularım yanlış, yanlışlarım doğru oldu, yeni bir ben oldum, seninle doğan, sana doğan…
Ayrılık bitti, sonunda evlendik. O kadar özlemden sonra, alışırım artık aşka dedim, alışamadım. Seni her seviyorum dediğimde, boğazımda bir şeyler düğümlendi. Bu değil aslında hissettiğimin ifadesi, ama anlatamıyorum dedim hep. Her gece şükrettim, senin eşin olduğum için. Senin diğer parçan olduğum için. Seni kendimden ayrı bir varlık görmedim hiç. Nefesin nefesimdi her zaman.
Sensizlik düşüncesi, kabuslarıma girdi. En çok ben seviyorum dedim, nerden biliyorsun dediler, fazlası olsa onu da ben hissederdim çünkü, dedim.
Anne oldum, bebeğimi, aşkımın aşkı diye sevdim. İçinde sen olmadan geçen bir sevgi olamazdı.
   Sevilmenin ve özel olmanın ne demek olduğunu bana yaşattığın için, dünyanın en şanslı insanı olduğumu hissettirdiğin için , oğlumun babası olduğun için , her sendelediğimde beni tuttuğun için , hep kendinden önce beni düşündüğün için , çok mutlu olayım diye çaba sarf ettiğin için, sabırlı olmayı öğrettiğin için, teşekkür ederim.
  Ömrümü seninle geçirmek ve seninle yaşlanmak en büyük hayalim. Oğlumla birlikte seni çok seviyoruz. İyi ki doğmuşun, iyi ki evimizin babası olmuşun aşkım. Mutlu yıllara hep birlikte….