Sana alalım ama ikimiz oynayalım olur mu?

  Oyuncaklar hayatıma, evlendikten sonra, arkadaş gezmeleri sırasında, çocuk hediyeleriyle girdi.Girdiğimizde aman bir şey alıp çıkalım değil de,  faydalı olsun, eğitici olsun diye inceleyerek almaya çalışıyorduk.Eşimde bu konuda benimle aynı fikirdeydi.Gel zaman git zaman oğluşki geldii.ben oyuncakçılarda kendimi kaybetmeye başladım.Ondan da alalım, bundan da alalım bu çok güzell.. Tabi sonradan öğrendiğime göre benim gibi ebeveynler oluyormuş, normalmiş yani. hamile olmadan önce de eşimle konuşuyorduk,yok o kadar oyuncak alınmayacak, tek tek alınacak.Hatta ben arkadaşlarım çocukların oyuncak alışverişinden şikayet ettiğinde akıl verirdim ukala ukala. ‘ bence çocukların bu kadar oyuncağı olması  doğru değil,siz anlaşma yapın her yeni oyuncak almak için bir oyuncağından vazgeçsin, bir kısmını saklayın unutsun ,özlesin sonra çıkarın ,fakir çocuklara vermeyi öğrensin, çok oyuncak çocuğu tatminsiz yapar, kıymet bilmez vs vs’ Ne kadar akıllıca akıllar vermişim  şöyle bakınca ama sorun uygulanabilirliği zor(muş). Bizde ise kayra 5.ayında ve bir sepet oyuncağı var şu anda bu da kendimi zaptedebildiğim yada eşimin beni zaptedebildiği kadarıyla yoksa durum vahimdi.
Çocuk doktoruna gittik,bekleme salonuna park yapmışlar.masalı elektronik oyuncaklar,heryerde düğmeler var . Dönenler, yananlar,kayanlar ohoo insan deli oluyor.Hepsine basasım geldi kayra kucağımda bak kayra derken kendim o bahaneyle hepsine bastım.Pek kayranın dikkatini çekmedi ama  hakanın bakışlarını çözsen mektup çıkardı sanırım.Yakalanmış çocuk gibi hemen kalktım.Kendi kendime kesin bunlardan almak lazım baksana ne kadar faydalı görünüyor diye telkin veriyordum.Bir taraftan da Montessori eğitimini savunuyorum araştırıyorum ,ahşap oyuncak taraftarıyım ama kafam karıştı.Oyuncakçıda ilk hedef renkli olanlar.En sonunda hakan dedi ki karar ver sen bu çocuğu nasıl büyüteceksin .Bu tarzda büyüteceksen alalım değilse ahşaplara bak.Bence sen önce tarzına karar ver dedi.Beynimde şimşek çaktı.’Oyunacakta tarzını belirle’ hmm ama nasıl.
  Bu arada da internetten Ankara da montessori okullarını araştırırken ‘Binbir çiçek çocuklar evi’ diye bir eğitim kurumu buldum.O telaşın içinde görüşmeye gittik Hilal hanım o gün çok yoğun olduğu için ertesi güne randevu verdi bize.  İnanılmaz tatlı bir hanım ve bilgili.Konusunda uzman ve belliki yaptığı işe aşık,zevkle yapıyor.bize 1,5 saatini ayırdı.Benim sorum evde ‘Kayra için şu anda yapabileceği şeyler neler’ di. Bize çok faydalı şeyler anlattı ama özü şuydu.oyuncak çok önemli değil, o oyuncağı kullanma şekli önemlidir, belirli bir yaşa kadar sadece bir iki oyuncak yeterlidir,kesinlikle dijital oyuncaklardan uzak durun (oppsss) , En verimli oyuncak evde ,ev şartlarında , doğal yapılan oyuncaklardır. Oyun hamurlarına değişik kokular katın,esanslar,kimyon,tarçın gibi, pet şişelerine değişik şeyler koyun,makarna vs,ses tüpleri olsun.Mutlaka aynası olmalı, kendini görebileceği.Daha birçok fikir verdi bize.
Oradan çıktığımızda benim durumumu hayal edebilirsiniz sanırım.Tamam hepsini anladım.kesinlikle katılıyorum,oyuncak tarzımı da belirledim.
  Ben oyun halısının tepesine bir sürü şey asıyordum  algısı çoğalsın diye, meğersem bebek hepsine kısa süreli baktığı ve diğerine geçtiği için konsantre süresi kısalıyormuş ve dikkat dağınıklığı artıyormuş.Belirli saatte sadece bir parçayla oynayacakmış onu iyice inceleyecek,Kurcalayacakmış ki merak ve keşfetme yeteneği artacakmış. Dijitallerde faydası olduğu kadar zararı varmış.Hatta yatağının tepesine astığımız dönenceye bile 5 dk dan fazla bakarsa otistik özelliklere kayabilirmiş.Bunları da başka bir çocuk gelişim uzmanından öğrendim.Otistik olacak değil,otizm davranışlarına meyilli olabilirmiş.Mesela cee oyunu bilimsel bir oyunmuş,tül oyunu bebekler için çok önemliymiş.Bunları da Ankara Üniversitesi Gelişimsel Pediatri bölümü uzmanlarından öğrendim.
  Şimdi piyasada bir sürü oyun kitabı var.Bir tane de ben aldım tabi ki. Burada yüzlerce oyunlar var her yaşa göre.Sanırım gelişim için illa pahalı ve renkli o cezbedici oyuncaklar önemli değilmiş.Materyalsiz de yüzlerce oyunlar var, ve ev şartlarında yapılabilecek oyuncaklar.Evet hepsi inanılmaz çekici,ticari zeka ürünü. Anneler içinde çocuğun önüne renkli bir şeyler atıp o alemde boğulurken iş yapmaya zaman kalıyor.Bizim içinde biraz kolay oluyor.Bilinçsiz oyuncak yarardan çok zararlıymış.Bence bütün anne babalar oyuncak tarzınızı belirlemeli.(Ama ara sıra da renklilerden alsak birşey olmaz dimiii, çıngırak falan)

“Sana alalım ama ikimiz oynayalım olur mu?” için bir yorum

  1. oyuncak konusu çok hassas bir konu bence de. oyuncakların renkli dünyası çocuklardan önce anne babalarının dikkatini çekiyor. o da olsun bu da olsun bundan da eksik kalmasın derken bi bakıyorsunuz ki oyuncak dükkanı açılabilecek kadar yığın olmuş evde. biz bu sorunu oyuncakları saklayıp sonra tekrar çıkarmakla çözmeye çalıştık. bir dönem gerçekten işe yaradı da. oğlum saklanan oyuncaklarını tekrar gördüğünde öyle özlemiş oluyordu ki yeni bir oyuncak alınsa sanırım ancak bu kadar mutlu olabilirdi. sonra biraz büyüyüp aklı ermeye başlayınca habersizce saklama fikri yeterli olmadı. artık sıkıldığı oyuncaklarının kaldırılmasını kendisi istiyor, kaç oyuncak bazaya konursa oradan o kadar oyuncak çıkabiliyor. ama önemli olan oyuncaktan öte oyun aslında. çocuklar öyle büyük bir hayalgücüne sahipler ki, ellerine aldıkları basit ev eşyalarıyla bile saatlerce eğlenebiliyorlar. onların tek istediği şey oyun arkadaşı. anne babasının yanına oturup onunla hayaldünyasını bencilce paylaşması. bencilce diyorum çünkü ben oğlumla oyun oynarken asla özgür olarak oyuna katılamam:) söyleyeceğim cümleler, yapacağım hareketler çok önceden oğlum tarafından belirlenmiştir zaten. "sen şimdi şöyle yap, şöyle de." ama bu şekilde oynanan sadece yarım saatlik bir oyun bile çocuk için çok değerli bence…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir