Beyindeki Çöplük Kokuyor

Her insanın yılda bir iki kez ruhsal temizlik yapması gerekiyor. Ne yazık ki herkes bu lükse sahip olamıyor.  Şartları, alışkanlıkları, öncelikleri, yaşam tarzı veya önyargıları buna izin vermiyor. Çoğu kişi bu sistemin mantığını anlayamıyor.
Aslında mantık oldukça basit. İnsanlar arabalarına, evlerine, bilgisayarlarına, çantalarına, ayakkabılarına ve buna benzer günlük kullandıkları, duygusal bağ kurdukları nesnelerin bakımına çok özen gösterirler.. Araçlarının bakımı, bilgisayarlarının virüs temizliği, donanım bakımı ihmal edilirse bu araçlar çok enerji harcayarak az iş yapmaya başlarlar. İşte mantık bu. İnsan da belirli sürelerde ruhsal temizlik yapmazsa çok çalışır ama az verim alır.
Hayatın zorlukları, gün içerisinde sürekli maruz kalınan bilinçaltı bombardımanı, stres, üzücü haberler ve toplumsal gerginlik en sağlıklı ve mutlu insanın bile dengesini bozuyor . Bu devirde ve yaşam şartlarında bir insanın bunlardan en az etkilenmesi için ancak kendini baştan programlaması gerekir. Düşünce tarzını, yaşam şeklini, bakış açısını, farkındalıklarını ve gerekirse inanç sistemini yeniden düzenlemesi gerekir. Yalnız bunu sadece  güçlü ve risk alabilen insanlar yapabilir.
Benim bahsettiğim ruhsal temizlik ise her insanın yapması gereken bir işlem. Bu devirde bilgi girişi fazla, duygu değişimi hızlı olduğu için insan bir süre sonra kontrolü kaybediyor. Yaşadığı küçük büyük kötü olayları  unutuyor ve bunun geçip gittiğini sanıyor. Oysa ki yaşanan her bir negatif olay, düşünce, stres insanda bir miktar artık bırakıyor. Bu çöpler bir merkezde biriktiriliyor. Ara sıra toparlanmaz veya temizlenmezlerse bir süre sonra insan fizyolojik olarak etkilenmeye ve hastalanmaya başlıyor. Bu süreç kiminde yıllar alıyor kiminde ise daha kısa zamanda kendini gösteriyor.
Bu temizliğin herkese göre farklı teknikleri olabilir. Bu tekniği insan kendini tanıyarak geliştirir. Ama belirli temel şartları vardır. Bunun için kendisine en az 3, en fazla 15 gün olmak üzere sınırlı ve tamamen özgür  bir zaman ayırması gerekir. Bu zaman aralığı da değişkendir ama ortalama olarak bir insan daha az sürede kendi ruh haline konsantre olamaz ve çok uzun sürede ise hem sıkılır hem de sosyolojik dengesi sarsılır. Bu süre içerisinde tercihen yalnız kalmalı ya da sevdiği  insanlarla birlikte olmalı ama önemli olan  kendisini savunma ve koruma ihtiyacı hissedeceği bir ortamda olmaması. Bunun dışında da negatif unsur içeren hiçbir şeyle uğraşmamalı ve olumsuz, mutsuz insanlardan uzak durmalı. Uzun süre konsantre olabileceği bir şeylerle meşgul olabilir. İnanan insanlar için bu arınma döneminde ibadetin çok etkili olduğu söylenir.
Beyin bir süre, içerisinde bulunduğu yoğunluktan ve baskıdan kurtulduğu zaman bilinç altına ittiği  düşünceleri birer birer ortaya çıkarır. Genelde de bu yüzden bu dönemde çok rüya görülür.
 Bütün bunların yanında da yavaş yavaş  hayatına dışardan bakıp gözden geçirebilir. Kendi muhasebesine göz atabilir, gerekiyorsa kararlar alabilir ve uygulamak için kendini motive edebilir. Genel yaşam felsefesini düşünebilir. Yaşadığı hayatın bu felsefeyle ne kadar bağdaştığını irdeleyebilir. Hatta bu dönemde felsefesi beğendiği  birinin hayatını da okuyabilir, bu da oldukça   motive edici bir yöntemdir.
Son ana kurallardan biri de beslenme. Bu dönemde kesinlikle beslenmeye dikkat edilmeli. Sağlıklı ve hafif beslenilmeli. İnsanın fiziki bakımı ve temizliği ruh haliyle direk bağlantılıdır.
İnsan ruhsal temizlik süresi bitip hayata döndüğünde, daha keyifli, verimli, kendini sağlıklı hisseden, hoşgörülü, enerjik oluyor. Tabi bu etkinin sürekliliği de karaktere bağlı.
Aslında çoğu kişi bilinçsiz bir şekilde bunu yapabiliyor. Adına da güzel bir tatil diyor. İnsan kendine değer vermeyi bilmeli, çünkü kendi kendine lazım.  

“Beyindeki Çöplük Kokuyor” için bir yorum

  1. Belkide yılda bir-iki ruhsal temizlik yapma yerine öyle yaşanmalı ki o temizliğe ihtiyaç bile olmasın. Olumsuzlukları ve kötü düşünceleri bedende biriktirmemek en iyisi olmalı. Beyin kendini negatife kitleyip güzeli görmeli. Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir