SADECE KADINLARA_480x280

Sadece Kadınlara

Bugün gözlerimi kapattım ve hayal defterimden bir sayfa açtım. Karşıma  meslek hayallerinden bir çıktı. Meslek: Sadece kadınlar için kariyer danışmanlığı. Özellikle de kafası çalışan, enerjik, yetenekli, azimli, sabırlı ve çalışkan kadınlar için. “Bütün bu özelliklere sahip bir kadının danışmana neden ihtiyacı olsun ki, zaten iyi bir kariyer yapabilir” diye düşünülebilir ama işin iç yüzü öyle değil. Özgüven, teknoloji uyumu, sosyolojik baskı gibi eksik olan parçalar var.
Beni en çok etkileyen ve aynı zamanda da üzen şeylerden birisi, potansiyeli yüksek kadınların çalışamamasıdır. Ekonomik özgürlüklerini kazanamamalarıyla birlikte, içlerindeki enerjinin ve yaratıcılığın zamanla sönmesi de büyük kayıp.
   İnanılmaz el becerilerine sahip ve yaratıcı olan o kadar çok kadın var ki. Dikiş dikeni, resim yapanı, seramikle uğraşanı, yemek pişireni, takı tasarlayanı, çocuğu için oyuncak üreteni, pasta yapanı, kafası ticarete yatkın olanı, doğuştan pazarlama yeteneğine sahip olanı, daha neler neler. Biraz imkân  verildiğinde  ve yol gösterildiğinde ortaya nelerin çıkabileceğinin de bir çok örneği var.
Bu kadınların başarılı olamamalarının birkaç tane nedeni var. Bunlardan en önemlisi özgüven problemi. Kaderini kabullenmişlik, bulunduğu konuma teslimiyet, “bu saatten sonra olmaz” anlayışı, “elalem ne der” endişesi. Yani kabuğunu kıramama, başarısız olduğunda ayakta duramama korkusu. Yetiştirilme zamanları ve şekilleri düşünüldüğünde bu korku ve endişelerde haksız da değiller tabi.
Diğer bir etken ise erkekler. Eşler, çocuklar, kardeşler, babalar. Ben seni korurum, ben sana bakarım, ben eşimi çalıştırmam anlayışı. Kiminde ise benden daha başarılı olursa veya daha çok para kazanırsa korkusu.  Bu anlayış ve korkunun erkeklerin eğitim ve kültür seviyesi ile çoğu zaman pek de ilgisi yok. Daha çok toplumsal hipnotizeyle ilgili gereksiz bir alışkanlık.
Üçüncü etken ise zamana ve teknolojiye uyumla ilgili.  Erkek beyninde, mekaniği ve teknolojiyi algılama bölümü kadına göre daha hızlı çalışır. Bu nedenle erkekler bu tür konuları bir miktar daha hızlı anlarlar.  Tabi bu  kadının anlamadığı ya da yavaş anladığı anlamına gelmez. Artık zamanla insanın genetiği değişiyor ve bizden sonra gelen nesilde kadınlar teknoloji algılama da aynı hıza erişiyorlar. Bunu anlamak için küçük kız ve erkek çocukların oyunlarına dikkat etmek yeterli. Önceden bilgisayarlar telefonlar veya elektronik oyuncaklar kız çocuklarının dikkatini çekmezken, şu anda en az erkek çocuklar kadar hızlı kavrıyorlar.
  Bu dönemde artık sosyal yaşam, tüketim, iletişim, hemen hemen herşey teknolojiye bağlı. İnsanlar evden çıkmadan her işlerini hallediyor hatta gayet iyi miktarlarda paralar da  kazanabiliyorlar.
İşte bu noktada kadınlar ayrılıyor. Kimileri biraz destekle bu dünyanın içerisine çok rahat girip bu dili öğrenebiliyorlar. Kimileri ise yakınından bile geçmiyor.  
Aslında internet,  düşündüğüm kadınlar için çok güzel bir fırsat. Aldığım üç aylık dış ticaret eğitimi sonunda online pazar araştırması hakkında biraz fikir sahibi olmuştum. Çok ilginç, basit ve yüksek miktarlarda, ürün alım talepleri ile karşılaşmıştım. Örneğin takılar, anahtarlıklar, çantalar, şallar. Yine bu eğitim sırasında inanması zor kariyer hikâyeleri duymuştum.
İşte onları duydukça da fırsat yakalayamayan yetenekli kadınların neler yapabileceğini hayal ederdim.
 İşte bir tarafta bu fırsatlar hakkında bilgisi olan ve planlama, pazarlama yeteneğine sahip iş kadınları var, diğer tarafta da sistemden anlamayan ama yetenekli ve çalışkan kadınlar var.
Bu iki grubun birleşmesinden kim bilir ne büyük iş hikâyeleri, kariyer öyküleri, sosyal sorumluluk projeleri doğar.
Ben sadece kendim için hayal kurmam. Başkaları için kurduğum hayallerden birisi de “Özel kadınlar için kariyer danışmanlığı” adında bir meslekti. Bu kadınlara yeteneklerine göre sistemli bir yol çizmek sanıldığı kadar da zor değil. Doğru konularda eğitim almış birkaç kişinin birleşmesi ve izlenecek doğru strateji ile bu kadınların oturduğu yerden çalışarak para kazanmaları aslında çok kolay.
Kadınların kariyer hikâyeleri beni hep çok etkilemiştir. İnanıyorum ki biraz azim, biraz kararlılıkla her insanın verimli olabileceği, üretebileceği, özgürlüğünü ve saygınlığını kazanabileceği  bir alan vardır. Çok küçük ve basit görünen şeyler dünyada en çok kullanılan ve gelir getiren işlerdir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir