images

Beşlik Kare

Kutu var kutu içinde, onunda kutu var içinde diye devam eder gider hayatın tarifi son günlerde. Bu tarifin kıyısında köşesinde der ki ‘Mutlu ve başarılı  olmak  için; bulunduğun ‘an’ a odaklan, sahip olduğun  ‘an’ ı yaşa’

Peki o AN İnstagram karelerindeki gibi beş  karenin bir çerçeveye sıkıştırılmış hali ise, o zaman ne yapacağız. Nasıl yaşayacağız AN denen beşlik kareyi?

Bu bende ki klasik tavır.  Kendin sor, kendin cevapla.  Eskiden beri KENDİM i güzel bölerim zaten. Hakan der ‘Neden bu kadar parçalı düşünüyorsun, toplan bir araya’  Ah  bir toplanabilsem.

Anneyim, eşim, evladım, ablayım, öğretmenim, patronum, çalışanım, dostum, ev kadınıyım, iş kadınıyım… Kafamın içi bilgisayarımdaki adres çubuğu gibi. Düşüncelerim  yan yana açılmış onlarca sayfa arasında dolaşıyor.

Bu kafa erkeklere nazaran kadınlara daha tanıdık gelir. Çünkü bu cümleler sadece beni değil son günlerde konuştuğum birçok anneyi anlatıyor.

Bu bir problem mi ? Hayır. Bu karakterle ilgili bir davranış mı? Belki biraz. Bu düzeltilebilir mi? Hayır. Ne yapılabilir? Sıralamak mümkün müdür sayfaları? Hayır.

Sistemi zorlaştıran, sayfaları çoğaltan aslında, önceliklerin değişkenliğidir. Bireysel düşündüğünüzde mümkünmüş gibi görünen sıralama işlemi,  işin içine çocuklar girdiğinde imkansızlaşır.

Eğitimlerimde ‘Analitik Düşünme’ kavramı üzerinde çok dururum. Çoğu kişi de bu kavramı algılamakta zorlanır. Aslında biliniyormuş gibi gelir ama uygulama kısmında her zaman problem vardır.

Analitik düşünme becerisini en basit haliyle tarif etmek gerekirse;

Herhangi bir problemi çözmek için veya herhangi bir konuda karar almak için, eldeki bilgileri ayrı ayrı düşünebilmek, ardından bunların birbirleri ile ilişkilerini hesaplayabilmek ve sonuç için bu bilgilerle en uygun  kombinasyonu  oluşturabilmek diyebiliriz.

Analitik düşünme becerisi, Hayatın her aşamasında kullanıldığından, her yaştan insan için önemli derecede gereklidir. Bazı insanlarda genetik olarak bu beceri ileri düzeydedir, bazı insanlar ise meslekleri gereği bunu eğitimle kazanırlar.

İlginç olan şey şudur. Kadınlar belirli bir yaşa kadar bu konuda erkeklere göre daha zayıf görünseler de, evlilik ve özellikle de annelikle birlikte en üst versiyonu kullanmaya başlarlar. Meslekleri, eğitimleri, sosyal statüleri ne olursa olsun doğumla birlikte bu program aktif hale gelir.

Böylelikle aynı anda birden fazla işi kısa süre içerisinde planlar uygular ve sonuca ulaşırlar.  Ev, iş, eş, çocuk, özel hayat gibi bir çok konudaki sorumluluklarını aynı anda yerine getirebilirler. Eğitim almamalarına rağmen zaman yönetimi konusunda üst düzey yöneticilere taş çıkarırlar.

Öncesinde 1 saat içerisinde kapıdan çıkamayan kadın. Yeni versiyonuyla aynı süre içerisinde bazen  bir kaç çocukla bile ; kahvaltı, hazırlanma, makyaj da dahil olmak üzere kapıda olabilir. Bu arada akşam yemeği de hazırdır. Çünkü başka şansı yok.  Bunu başarmak zorundadır.

Tabi ki bu sistemin her zaman mükemmel işlemesi mümkün değildir. Ara sıra arıza çıkabilir. İşte o zaman kısa süreliğine sistem kitlenebilir. Her şey birbirine karışır.

Yalnız şu da bilinen bir gerçektir ki Tıpkı bilgisayarlardaki gibi; kadın denen varlığın yapısı ne kadar sadeyse, kendini yeniden başlatma hızı o kadar yüksektir. Versiyonu ve program donanımı ne kadar yüksekse yeniden başlama hızı bir o kadar uzun sürer.

Sonra başlar kutu kutu içince diye hayatı tariflemeye:)

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir