shadow+teacher+efi

Kayra, Ben ve Gölge Öğretmen

Son dönemlerde ihtiyaca dayalı araştırma konumuz Gölge Öğretmen. Bu konu aslında ilk olarak geçen sene gündeme gelmişti ama çok fazla üzerinde duramadık. Keşke de dursaymışız anca yetişirmiş.

Gölge Öğretmen ve Oyun ablası gibi destek kavramları Türkiye de son birkaç yıldır duyulmaya başlamasına rağmen bazı yabancı ülkelerde uzun zamandır uygulanıyor.

Oyun ablasının birkaç çıkış noktası var.  Bunlardan bir tanesi toplumsal değişimler. Aileler eskiye göre daha küçük ve çocukların oyun alanları gittikçe daralıyor. Kalabalık ailelerde kardeşler arasındaki görev dağılımı ve paylaşım nedeni ile böyle bir ihtiyaç yokmuş. Hatta o zaman deselerdi “çocukla oynamak için birini tutmamız lazım” gülerlerdi sanırım. Çocukların arkadaş bulmak için ortamları vardı.

Şimdi ise çalışan anne baba, tek çocuk ve güvenlik nedeni ile sınırlı kapalı alanlar. Bu problemi en derinden yaşayanlardan birisi benim herhalde. Kayranın dil gelişimindeki problemin etkenlerinden birisi gereken sosyal ortama giremeyişi.

Bunun dışında artık ailelerin dil eğitimine erken başlaması da oyun ablası kavramının çıkış nedenlerinden. Özellikle yabancı dil bölümünde okuyan öğrenciler içinde ek kazanç kapısı oluyor. Aileler öğrencilerle haftada 2-3 kez ve birkaç saat olmak üzere anlaşıyorlar. Abla geliyor yabancı dilde çocuklarla oyun oynuyor ve masa başı gramer yerine eğlenerek uygulama yapıyorlar. Mantıklı bir kavram bence.

Asıl konumuz ise GÖLGE ÖĞRETMEN.

Gölge öğretmenin görevi biraz daha farklı.

Gölge Öğretmen, davranış problemleri yaşayan, öğrenme zorluğu olan veya teşhisi konmuş herhangi bir farklılığa sahip olan çocuklara, okulda ve diğer sosyal alanlarda destek olan kişi demektir.

Kayranın dil eğitmenlerinden Şebnem hocam çok güzel bir cümle söylemişti zamanında “hayatı tercüme edeceksiniz” Yaşadığı anı seslendireceksiniz.

İşte gölge öğretmende çocuğun yetemediği yerde hayatı ona tercüme edecek, ipuçları verecek, yol açacak.

Küçükken elma veya benzeri büyük şeyleri yemeye başlarken zorlanırdım e “anne yol aç bana” derdim. Annem bir tane ısırırdı Ondan sonra gerisini yiyebilirdim. Şimdi düşünüyorum da aslında annelerin çoğu bir çeşit gölge öğretmenmiş.

Engelli, farklı veya problemli çocuklarında diğer çocuklar gibi toplumdan tecrit edilmeden, kümeleştirilmeden, ortak sosyal alan içerisinde eğitim görme hakları var bu tartışılamaz.

Fakat bunun için aileden, öğretmene, müdürden diğer velilere kadar herkesin her problemi bilmesi gerek. Bilmese de belirli bir kültür seviyesinde olması gerek. İnsanlar bilmediklerinden korkar. Çoğu vicdansız görünen anne de bilmediği için kendi çocuğunun zarar görmesinden korkarak aptalca hareket ediyor. Tabi cahillik hiçbir zaman hoş görülebilecek bir özür sayılmaz o da bir nevi engel işte.

Gerçek böyle olunca tabi özel çocukların eğitim hayatı zora giriyor. Hiçbir öğretmen ne kadar profesyonel olursa olsun tam anlamıyla her çocuğa yetişemez hele de özel bir çocukla diğer çocukların dengesini kurmak ayrı bir beceridir. Bu durumda devreye gölge öğretmen giriyor işte.

Adı üzerinde bu öğretmen gölge misali çocuğun peşinden ayrılmıyor, ama dış şartlara, sınıfa ve diğer çocuklara da müdahale etmiyor. Çocuğa da her konuda müdahale etmiyor, onun yerine bir şeyleri yapmıyor. Orada çok ince bir sınır var. Diğerlerini ve öğretmeni rahatsız etmeyecek şekilde çocuğa anlayacağı şekilde dersi tercüme ediyor, arkadaşları ile iletişim kurmasına yardımcı oluyor, gerekirse fiziki ihtiyaçlarına destek oluyor, ödevlerini yapmasına yardımcı oluyor.

Asla ve asla çocuk yerine her şeyi kendi yapmıyor. E malum biz çocuklar uyurken anne babaların ev ödevi yaptığı bir dönemde yaşıyoruz.

Gölge öğretmenin görevi çocuğun başkasına bağımlı büyümesini sağlamak değil. Arkamda nasılsa biri var diyerek sorumluluklarından kaçmasına neden olmak değil. Sadece gücünün yetmediği yerde sesiz ve sakince yol açmak.

Gölge öğretmen kavramı yeni olduğu için herhangi resmi onayı yok. Bu yüzden de tamamen insanların insiyatifinde ilerleyen bir proje. Bu da birçok açıdan zor. Öğretmenle iyi anlaşması lazım, temel eğitiminin olması lazım, psikolojiden anlaması lazım, çalışacağı çocuğu ve aileyi iyi tanıması gerekiyor, sabırlı, hoşgörülü, uyumlu, disiplinli, güler yüzlü olması gerekiyor.  Normal öğretmende de hepsinin olması gerekiyor ama bu gölge öğretmen için daha bir önem arzediyor.

Anneler bunu yapması zor. İlk önce sınıfta oturması imkansız en basiti diğer çocuklar için negatif etki yaratır. Öğretmen için baskı oluşturur. Anne olaylara duygusal açıdan objektif bakamayabilir.

Gelelim bize. Azerbaycan da bu kavram ne yazık ki çok çok daha yeni. Bu kavramı bilenler parmakla sayılacak kadar az denebilir. Eminim kısa sürede bu konu da yerleşir ama daha zaman var gibi görünüyor.

Biz bunu beklemeye kalkarsak yandık. Bu nedenle çoğu konuda olduğu gibi kendi başımızın çaresine bakmak zorundayız.

Biz anne baba olarak Kayra için gölge öğretmenin olumlu olacağını düşünüyoruz. İşte olay burada başlıyor.

Ben eğitim merkezimiz için bile 150 başvuru arasından bir tane eğitmen seçememiş bir kişi olarak Gölge öğretmeni nerden bulurum. Zaten gölge öğretmen yok onu aramıyoruz sadece olabilecek potansiyele sahip birini arıyoruz. Eğitimini ilk olarak  ben ve birkaç kişi daha birlikte vericez. Ardından Türkiyeye götürücez.

Türkçesinin iyi olması gerekiyor, Türkiyeye gidebilecek durumda olması gerekiyor, küçük çocuğunun olmaması gerekiyor, genç olması gerekiyor, eğitimli olması gerekiyor, eğitim almaya açık olması gerekiyor, bu kadar yatırımdan sonra çekip gitmemesi gerekiyor,…… ben bitiyorum ama bu liste bitmiyor.

Türkiye de bu işi yapan kurum ve eğitim merkezleri var. Artık bu güzel bir iş sahası haline geliyor ve yavaş yavaş talepte artmaya başlamış görünüyor, googlen bu tarafından.

Karamsar değilim (sanki)  olma gibi bir lüksüm yok zaten. Bu iş ya olacak ya olacak başka çaresi yok. Ama nasıl olacak zaman gösterecek bize.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir