semazen

Bilgece Yaşamak

Bilgece yaşam, kaliteli yaşamın yaş almış halidir. Bilge kelimesini severim. Anlamını, tınısını,kokusunu ve rengini. Her kelime de bu kadar özellik olmaz.

Bu kelime sandık gibidir. Bilginin sandığı. İşte bilgelerde tıpkı bu sandık gibi ortada durmaz, kapağı her zaman açılmaz, açıldığında içinden çıkan her kelimenin özenle elde tutulması, korunması gerekir. Her önüne gelen açamaz bu tür sandıkları.

Bilgece yaşam!! Zor be.Yaş ister, deneyim ister, ruh ister, akıl ister, sevgi ister, arınmak ister,incelik ister, yalnızlık ister. Diyorum ya zor.

Hepsini aynı sandıkta toplamak nerdeyse imkansız. Çoğu zıt kutuplu kelimeler, birbirini görünce kaçan kelimeler. Nasıl birleşecek bilmem. Etrafında İnsan olmadan, sevgi olmaz, deneyim olmaz, insan olunca da yalnızlık kalmaz. Akıl dersen ruhla kanlı bıçaklı.

Bırak bu özellikleri toplamayı, toplayana bile akıl erdiremezken.

Biz kaliteli yaşamdan başlasak, yavaş yavaş bilgi ekleyerek, bilgece yaşama uzansak mümkün müdür acaba? Bilinmez.

Çünkü ruhu arındırmadan yol alamazsın bu yolculukta, ama  sen yine de bir dene.  Bilge olamasanda nefesin kaliteli olur en azından.

Kaliteli yaşam: 15 katlı bina. Her ne kadar 120 katlı Bilgenin yanında basit görünse de, 2 katlı yaşamlardan çıkanlar için yüksektir.

Ruhen, bedenen, psikolojik, sosyolojik her yönden sağlıklı olmalısın. Aynadaki aksi kurallı gibi görünen ama  gerçeğinde düzen denilen çerçevede yaşamalısın. Doğruyla yanlışı ayırmalısın. Yaptığın yanlışları doğruya çevirebilmelisin.

Ruhunu saygıyla yoğurmalısın. Nefesin sevgi kokmalı, adımlarından geriye kararlılık izi kalmalı.

“Hafta da üç gün spor yap, yok sağlıklı beslen, üzerine de iki üç kitap oku” yla olmuyor bu işler.

“Ben özgürüm, istediğimi yaparım, hakkımı yedirmem, kimseye zarar vermem, bana zarar vereni de affetmem” hele bu zihniyet kaliteli yaşamın kıyısından bile geçmiyor.Bu yaşam piramidinin taban bölümüne daha yakın bir tarz.

Bu kadar gürültülü bir dünyada, karmakarışık yaşamın arkasında, o çok derinlerdeki ahengi, rengi ve tınıyı duyabilmektir aslında yaşamak. Tıpkı üç boyutlu resimlere bakmak gibi. Gözünde rahatsızlık olan göremez arkadaki şahaneyi.

Nefes olmasa beyin ne işe yarar? Tıpkı yaşamına döşenmeyen bilgi gibi iğreti kalır, yukarılarda bir yerlerde.

Sabahları uyanmakla, gözlerini açmak arasında geçen bir kaç sn vardır. İşte hayat tam da o sn lerde gizli. O ara zaman  sana, bana kısa gelse de başka boyutta yıllara bedeldir.

O sn ler ruhla beynin sözleşme süresidir. Her sabah yeniden yapılır sözleşme. O kısacık sn lerde yapılır. Beden de gün boyu bu sözleşmenin esirliğinde danseder durur dünya denen pistte.

İşte bilgelerin farkı da, o göz kapakları arasındaki sözleşmelerde gizlidir.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir