Neden Cıncık Boncuk?

Kelime: Boncuk

       Çoğu insanın takıntılı olduğu, sevdiği, dayanamadığı objeler vardır. Kiminde ayakkabı, kimin de mum, kiminde saat, kiminde çanta, kiminde defter. Normal alışverişin dışında, bunlar, ayrı bir dayanılmazdır. Aldıkça alası gelir insanın. Her renkten, her boydan, her markadan, her çeşitten olsun istersin. Para harcarken az da olsa çalışan kontrol mekanizması bu objeyle ilgili çalışmaz. Kimileri bunu anlamsız bir müsriflik olarak görür. Kimileri ise cinsiyetçi bir alışveriş hastalığı. Bu takıntılarla ilgili biraz soru sorulduğunda genellikle insanlar ‘çok hoşuma gidiyor, dayanamıyorum, kendimi kontrol edemiyorum, cebimde ne varsa vermeye hazırım, alamazsam uykularım kaçar’ gibi cevaplar verirler.

     Bu konuyla ilgili benim asıl merak ettiğim konu ise; o tutkuyla bağlı olunan objenin beyindeki anlamı nedir.

    Son günlerde beynimdeki ‘ boncuk’ kelimesinin anlamını düşünüyorum. Takılardan, takmaktan, takıştırmaktan ziyade, asıl sevdiğim boncuklar. Dizilimleri, tasarımları, tek başına güzelliği anlaşılmazken güzel bir dizaynla nasıl çekici hale geldikleri.

   Derdim boncuklar. Taş boncukların bende ki anlamı ve yeri bir ayrı, cam boncukların ki bir ayrı. Neden? Anam veremediğim anlamları ne acaba? Bilinçaltımda neyle bağlantılı veya bende uyandırdığı duyguların nedeni ne?

  Ankara da yanılmıyorsam Ulusta, Suluhan diye eski bir han vardır. İçerisinde küçük küçük onlarca boncuk dükkanı. Bundan 8-10 sene evvel Türkiye de takı tasarımcılığı moda olduğu yıllarda Suluhan altın çağını yaşamıştı. Tabi İstanbul’un Tahtakalesini de anmadan geçmeyelim.

      Bu şu anlama geliyor ki ben yalnız değilim. Ben gibi boncukları masasına dökünce kendinden geçen yüzlerce insan var demek ki.

      İlk etapta insanın aklına kadınlar, süslenme genleri, takılar, boncuklar piramidi geliyor. Yanlış da değil. Kadınların süslenme güdüsü yaradılışlarından gelen bir şey. El değmemiş kabilelerdeki güzellik tutkuları kimi zaman vahşet seviyelerine ulaşıyor.

     Ama boncuk ayrı ya. Yılın bu  dönemlerinde boncuk zamanım geliyor. Cıncık boncuk içimi kıpır kıpır ediyor. Gidiyorum dükkanları geziyorum, geliyorum kutuları döküyorum. Bir iki bileklik diziyorum, takmadığım kolyeler, küpeler yapıyorum. İnanılmaz mutlu oluyorum, şarj oluyorum. Enerjimin arttığını hissediyorum. Buldummmmmmmm, şu anda buldum işte….

ENERJİ. Boncuk kelimesinin beynimdeki karşılığı enerji.  Bendeki anlam enerji.

       Daireselliği, hareketliliği, renkleri, taneleri, kalabalıklığı bunların hepsi de enerjinin özellikleri. Demek yılın bu dönemlerinde içimde uyanan yaz enerjisini boncuklarla dışa vuruyorum ben.

      Bu aydınlık, renkli ve keyifli bir enerji…

Kelime boncuktu. Yazı boyunca anlamı bulundu.

        İnsanın ara sıra bu tür küçük farkındalıklara tutunup, içine yolculuk yapması güzel bir şey. Zaten bir bedende kaç çeşit yaşıyoruz. Ruhu, beyni, bilinci psikolojisi, bilinçaltı, karakteri zihni, fiziği, aurası derken bu kadar etkenin içerisinde yaptığımız bir hareketin ya da hissettiğimiz bir duygunun nedenini çözmek gerçekten zahmetli.

         Ara sıra kendi içimde serseri gibi dolaşmayı seviyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir