tara0027

Geciken Mektup

Herkese mektup yazabilirim, duygularımın kelimelerini bulabilirim ama nedendir bilmem, en zoru sana yazmak. Defalarca sana mektup yazmak için oturdum, uğraştım düşündüm ama beceremedim. Nereden başlayacağımı bilemedim, duygularımın karmaşıklığını çözemedim. Çünkü doğduğum andan itibaren her sene sana olan duygularım değişiyor.

İlk doğduğum günü, yeri, adımın nasıl koyulduğunu defalarca sordum sana. Her anlatışında biraz daha renklendi sahneler gözümün önünde. İlk hissettiğim duygu sana arkadaş olmaktı. Babam askerdeydi, sen yalnızdın, şaşkındın, narindin, sessizdin. Ben sana arkadaş olmaya, yarenlik etmeye geldim. Sarıldık birbirimize, sen beni büyüttün, ben seni. İlk gözağrındım ben senin, üzerime titredin. Nefesinle büyüttün beni.

İlk kitaplarımı sen okudun benim. İlk kelimelerimi seninle yazdık. Günlük yazmayı sen öğrettin bana. Anılarımdan küçücük bir karede; bir koltuğun kenarında oturuyorum, önümde sehpa, üzerinde kitap, yanımda sen ve bir elinde kalem diğerinde saat. Bir dakikada kaç kelime okuduğumu sayıyorsun. Her seferinde biraz daha artıyor ve sen benden çok mutlu oluyorsun. Kitaplarla dost olmayı da sen öğrettin bana. Olması gerektiği için değil, kendini mecbur hissettiğin için veya öğretmenim istedi diye değil gerçekten sevdiğin için sevdirdin.

Hayatta nasıl ayakta durulacağını ince ince işledin beynime. Kimi zaman korku ve endişelerin öne geçti, sana hata yaptırdı, kimi zaman da birçok tehlikeden bu sayede korudun bizi. Öyle ya da böyle sen hayatını çocuklarına adayan annelerden oldun her zaman. Hatta zaman zaman bu nedenle kendini ihmal ettiğin için çok kızdım sana. Sen de bir insansın, senin de bir hayatın var, bir taraftan da onu yaşa dedim. Ama sen kabul etmedin. Bizimle nefes aldın, bizimle uyudun uyandın, bizimle birlikte kaç okul bitirdin hala da kaçıncı üniversiteni okuyorsun.

Bunların hepsini yıllardır bilmeme rağmen bilmekten öte geçmemiş be annecim. Evlendim gurbete geldim belki de seni özlemeyi ilk o zaman öğrendim. Bugüne kadar gördüğüm ve dinlediğim şeyleri ancak bu mesafeden sonra anlayabildim ve yavaş yavaş seni tanımaya başladım. Senin annelik rolü dışında bir birey ve güçlü bir kadın olduğunu ancak bu yaşımda görebildim. Bugüne kadar, neden aramaksızın sorguladığım şeyleri ancak idrak edebildim. Bir süre sonra tamam dedim, ben seni çözdüm.

Sonra hamile kaldım, deli gibi korktum. Ellerim, gözlerim kalbim telaşla hep seni aradı. O zaman gurbetliğin ne olduğunu anladım.

Anne oldum, bir bebekle hastane odasında tek başıma kalınca “ Durdurun zamanı diye bağırdım, ta ki annem gelene kadar”. Çünkü bilmiyordum, annelik ne demek, nasıl yapılır bilmiyordum, sadece seni bekledim. Neyse ki yetiştin.

Anne olunca anladım ki bugüne kadar ben seni hiç tanımamışım. Bildiklerim bildiğim, gördüklerim gördüğüm değilmiş. Bir kadın annesini ancak, anne olunca tanırmış. Onun doğa üstü bir varlık olduğunu ancak o zaman anlarmış.

Annelik zormuş be annem. Bugüne kadar ki isyanlarımla bu işi daha da zorlaştırdığım için beni affedebilir misin?. Senin kadar güçlü bir kadın ve anne olabilmek için bana yol gösterir misin? Hayattan yorulduğum ve korktuğum zamanlarda eskisi gibi bana sarılıp her şeyin çok güzel olacağını söyler misin? Çünkü buna sadece sen dediğin zaman inanırım.

Ne kadar anne olursam olayım ben hala senin ilk göz ağrınım be annem. Hala küçüğüm, hala senin gücüne, kokuna ve kollarına ihtiyacım var.

Seni çok seviyorum ve çok özlüyorum…

Anneler günün kutlu olsun annecim…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir