Aktivite ekibi web kolu

Haftalardır blog ve web sayfası gezmekten yoruldum artık.Geçen iki hafta boyunca Kayrafimin web sayfası için uğraştım. Sonunda onu bitirdim. Tam istediğim gibi dört dörtlük olmasa da istediğime yakın bir şablona girdi en azından. Bu hafta da Kayra eğitim haftası. Artık tek başıma değilim kafama göre bir asistanım ve dadımız var. Artık ekip halinde çalışıyoruz. Kayra aktivite ekibi. Okumaya devam et Aktivite ekibi web kolu

Kelime Molası

Ders: “ Hızlı akan yaşamda denge”

Öğretmen: Oğluşki

Ders Notları:

Saat sabahın sekizi. Sevgili oğluşum çalar saat misali hiç acımadan beni 6 da uyandırdı. Sarılmalı, boğuşmalı, kıkırdamalı yatak keyfinden yaptık. Bahçede kaçmaca kovalamaca oynarken yağmura yakalandık. Kameramız açık olsaydı “Kirlenmek Güzeldir” reklamlarına taş çıkaracak bir video çekebilirdik. Paşam duşunu aldı, sütünü içti, tam kahvaltısını hazırlarken de elindeki ekmek parçasıyla uyuyakaldı. İçimden gelen “Ama bu haksızlık ” isyanını bastırabilmek için açtım bilgisayarımı, yağmurun bıraktığı toprak kokusuyla iki satır karalayım dedim. Okumaya devam et Kelime Molası

Ruhsuz Robot

Babam comodor 64’ü aldığında ilkokul dönemlerimdeydim. Basit bir oyun bilgisayarıydı veya atari mi demek  daha doğru olur bilemiyorum. Hayal meyal hatırladığım, yanında küçük bir teybinin olduğu ve tornavida ile akıl ayarlarını yaptığımızdı. Neden yapıyorduk, neyi ayarlıyorduk, aklı neden karışıktı hiç bilmiyorum. Ardından hatırladığım ise  ilk bilgisayar oyunum River Raid’di. Okumaya devam et Ruhsuz Robot

Yaşamın Altı Tutarsa

Yemek kavramının insan psikolojisi üzerindeki etkisi büyüleyicidir. Bu konu,  yazarlara, sanatçılara, senaristlere çoğu zaman iyi malzeme olmuştur. Bir çok farklı açıdan derinlemesine incelenebilecek ve her seferinde de insanı şaşırtan sonuçlar elde edilebilecek bir konudur.

Kadın için yemek yapmak fiili, istese de istemese de hayatının baş  köşesinde durur. Evdeki sağlık ve kontrol müdürü genelde kadındır. Ofisi de mutfak olarak düşünülebilir. Ne iş yaparsa yapsın, sevsin sevmesin, yemek yapsın yapmasın yine de bu işin göbeğinde o bulunur. Okumaya devam et Yaşamın Altı Tutarsa

Duyguların Ruhu

 

“Sevgi” bugün mutfak tezgahımın köşesindeki menekşeye benziyor. Suyunu, ışığını ve ilgisini tam almış ve nerden yaprak vereceğini şaşırmış menekşeye.Duyguların ruhu sihirlidir.

Bugün Kayra’nın diş buğdayını yaptık. Bir nevi diş partisi. Benim için  özel bir gündü. Sabah çok sevdiğim biri aradı nasılsın diye sordu, “bugün bayram sabahı gibi hissediyorum” dedim. Güldü, anlam veremedi keyfime. Ama tabi ki anlamı bir yerlerde gizli.

Okumaya devam et Duyguların Ruhu

Salıncak

Salıncağın çocuklar için çok faydalı olduğu söylenir. Çocuğun izafiyet duygusunu geliştirip derinlik duygusunu artırdığı bilinir. Acaba fiziki izafiyet duygusu, manevi izafiyet duygusunun da yerleşmesini sağlar mı? Manevi izafiyet duygusu aslında çok derin ve üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.
Kayra’ya anneannesi iki tane dev masal kitabı aldı. Bunlara kucak kitabı da deniyormuş. Çok büyük olduğu için çocuğun görüş alanını tamamen kaplıyor. Müzikli olmayanların pek yüzüne bakmazken bunlar çok ilgisini çekti. Kimi zaman her ne kadar üzerinde oturarak okumaya çalışsa da sayfalarını çevirmek, kapatmak, açmak onu inanılmaz mutlu ediyor. Yüzünde “başardım” gülüşü oluşuyor. Oturduğu zaman boyunu geçen dev bir kitabı kaldırmak onun için çok önemli bir şey. Okumaya devam et Salıncak

Bilginin Bilgesi

Bütün meslek dallarını birbirleriyle olan bağlantı şekillerine göre, dev bir ağaca benzetiyorum. Bu dev ağacın kökleri ilkokul öğretmenleri. Dışarıdan çok fazla göze batmayan ama bütün mesleklerin bağlı olduğu kalın ve derin kökler. O kökler olmadan, ne iş yaparsa yapsın, kimse ayakta duramaz. O kökler yeterince güçlü olmazsa, ağaç kurur ve etrafındakiler oksijensiz kalır, beslenemez. Yine o kökler topraktan ne kadar çok şey alıp beslenebilirse, yukarıları o kadar çok besleyebilir. Okumaya devam et Bilginin Bilgesi

Ruhuna İşleyen Keyif

Kayra’ya yemek yedirirken masallar uyduruyorum. Kayra’nın maceraları: Kayra denizaltında, Kayra uzayda, Kayra çiftlikte… Kahramanın hep kendisi olduğu bu masallara bayılıyor. Oğluşki’nin maceralarında “Kayra anneannesinde” bölümündeyiz bu sefer.

Kayra’nın annesinin maceraları da fena değildi bir zamanlar… Küçükken anneanneme gittiğimizde kapıdan içeri girer girmez “Bizim karnımız aç” dermişiz. Annem evde özellikle doyurur götürürmüş, ama ne olursa olsun o kapıdan girer girmez acıkırmışız. Okumaya devam et Ruhuna İşleyen Keyif

Meleğin Kanadı Suratıma Çarptı!

Çizgi filmlerin çocuklar üzerindeki etkileri hâlâ tam anlamıyla çözülemedi. Faydalı mı, zararlı mı net bir karar yok ortada. Bununla birlikte şu da bir gerçek ki insan kaç yaşına gelirse gelsin, beynindeki bazı kavramların fotoğrafları çizgi filmlerden kalma.
Mesela iyilik ve kötülük denildiği zaman, benim aklıma ilk olarak sağ tarafta kanatları pırpır eden, tepesinde ışıklı daire olan, bembeyaz bir dişi, kötülük denildiği zaman da sol tarafta, rengi kırmızı, elinde bir orak, yüzünde burun hizasına kadar maske olan bir erkek geliyor. Sevap-günah denildiği zaman da ellerinde birer defter, kalem, görüntü tamam işte. Okumaya devam et Meleğin Kanadı Suratıma Çarptı!

Anne Oğul Bayramı

  Üç gündür bizim evde anne oğul bayramı var. Haftada en az iki gün, oğlumla bu bayramı kutluyoruz. Haftanın diğer günleri, Kayra’nın da benim de farklı aktivitelerimiz var. Ben ona eşlik ediyorum, o da bana. Aralarda derelerde cilveleşsek de hep bir koşturmaca içinde oluyoruz. İşte bu nedenle anne oğul bayramı bizim için çok özel.

Bayramımızın kuralları var. Öncelikle, akşama kadar evde ikimizden başka kimse olmayacak. Annesi, Kayra’nın yemekleri dışında başka hiçbir şey yapmayacak. Kesinlikle televizyon açılmayacak. Genelde Kayra’nın sevdiği yemekler yapılacak. Uyku ve yemek saatleri dışında çoğunlukla oyun oynanacak. Uzun keyif masajları yapılacak. Kurallarımız böyle devam edip gidiyor.