Down Sendromlu Bir Arkadaşım Var

 Yazar: Jennifer Moore-Mallinos

Yayınevi: TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları

 

Bu kitabı ilk olarak  “Bir Dolap Kitap” isimli çocuk kitaplarını anlatan  bir blogda görmüş ve çok şaşırmıştım. Biz down Sendromlulara Kayragiller de diyoruz. Çünkü Kayra da bir Down sendromlu.  Bu nedenle bu kitap bizim için oldukça özel.

Down sendromu’nun ne olduğunu burada uzun uzun anlatacak değilim, bilen biliyordur, bilmeyende google amcaya sorabilir. Belki başka zaman uzun uzun konuşuruz. Okumaya devam et Down Sendromlu Bir Arkadaşım Var

Özgür Kelimeler Kitap Renginde

Kitap insanlarını yüzlerce guruba ayırmak mümkün. Bunlardan benim filtreme göre ayrılan bazı kategorileri sayarsak:

Satın almayı ve biriktirmeyi sevenler,

Kaynağını önemsemeden sadece okumayı sevenler,

Sabırla, birer birer, okudukça almayı başaranlar,

Kitaplığında okunmamış kitap olmasından hoşlanmayanlar,

Kütüphanesindekilerin sadece % 10unu okumayı başaranlar,

Kültürlü imajı için kitaba yapışanlar,

Kitapların canını çıkararak okuyanlar,

Bitirdiğinde kitapçı rafından daha temiz görünecek kadar titiz okuyanlar,

Kitap adı, yazar, yayınevi, basım tarihlerini kronolojik olarak sıralayacak kadar becerikliler, Okumaya devam et Özgür Kelimeler Kitap Renginde

Damlaya Sinmiş Nefes

Yaşanmışlıkların biriktirilmesi ruhu oluşturur. Beden, eşya, dünya ruhsuz halleriyle sadece fizik formüllerinde kalır. Kara tahta dolunca,  formüllere benlik kazanan renksiz tebeşir, silgi darbesiyle kendini havada bulur. Oysa ki mürekkeple zarif kağıtlara işlenen bedenlerde nefes izleri vardır. Kimse silemez. Tahtalar dolusu, tebeşirle yazılan formül olmaktansa, mürekkebin kağıt üzerindeki damlası olmak daha yücedir. Damlada ki hayat, havada asılı kalan tozdan daha özgürdür. Okumaya devam et Damlaya Sinmiş Nefes

Sessizlik Diyeti

Baharın gelmesiyle birlikte oğluşki’nin  çiçekleri daha yeni solan vücudu (su çiçeği geçiren ) daha da yorgun düştü. Bakü’nün rüzgârı, baharın polenleri bir araya gelip oğlumla bana savaş açtılar. Önce o hastalandı, sonra ben. Öğrendim ki bir çocuğun hastalanmasından daha kötü olan bir şey varsa, o da anne ve çocuğun aynı anda hastalanmasıymış. Hastalığın lüksü var deseler inanmazdım ama ayaklarını uzatıp, yatarak hasta olmak ne kadar lüksmüş meğersem. Okumaya devam et Sessizlik Diyeti

Kim Bilir?

Okulda en nefret ettiğim ve neden tartışıldığını hiç anlayamadığım konu “Okuyan mı daha çok  bilir? Yoksa gezen mi?” idi.  Hatırlıyorum yine bu tartışmaların birinde, ben gezen bilir fikrini savunan kısmındaydım ama gönlüm karşı tarafta kalmıştı. İnanmadığım bir fikri savunmamı istediği için öğretmene de sinir olmuştum. Yıllar geçtikçe daha net anlıyorum; iki konu aynı türden değilmiş ki birbiriyle kıyaslansın, üstelikte bir taraf galip gelsin.

Okumaya devam et Kim Bilir?

Ruhsuz Cümleler

İnsanda bulunan sekiz çeşit zekâdan bir tanesi dil zekâsıdır. Bazı insanlar diğerlerine göre yabancı dil yapılarını daha kolay kavrarlar ve hafızayla da bunu destekleyerek daha kısa sürede  öğrenebilirler. Bazı insanlar ise farklı teknikler kullanarak ve düzenli çalışarak öğrenirler.

Bir de bunların dışında; Azerbaycan halkı gibi çift dil kullanan toplumların genetik dil yatkınlıkları vardır. Okumaya devam et Ruhsuz Cümleler

Gerçeğin Ayracı

Geleceği merak ettiğim kadar geçmişi  hayal etmeyi de seviyorum. Tarihi romanları okurken olduğum yere ayraç koyup, anlatılan sahneyi, insanları, mekânları kendi imzam ile yeniden dizayn  ediyorum. Sonra sessizce kendi kapımdan romanın içine giriyorum.

 Karşıma öyle mekanlar çıkıyor ki bedeniyle, karakteriyle ruhuyla yaşıyorlar. Öyle insanlar çıkıyor ki, dönüp kendime bakıyorum ben neyim diye. Okumaya devam et Gerçeğin Ayracı

Dakika Tuttum

 Bir akşam, elime kitabımı alıp salondaki üçlü koltuğun sol köşesine oturduğumu hatırlıyorum. Kafamı kaldırdığımda sabah saat 05.30’du. O arayı hatırlamıyorum. Koltuktan hiç kalkmamışım, susamamışım, uykum gelmemiş, sıkılmamışım. Okuduğum kitap hakkında hatırladığımsa sadece kurtlarla ilgili bir roman olduğu. İsmini, yazarını hatırlayamıyorum. (Zaten bu hafıza sorunum olmasaydı, şu anda başka yerlerde olurdum.) Okumaya devam et Dakika Tuttum