Kelime Molası

Ders: “ Hızlı akan yaşamda denge”

Öğretmen: Oğluşki

Ders Notları:

Saat sabahın sekizi. Sevgili oğluşum çalar saat misali hiç acımadan beni 6 da uyandırdı. Sarılmalı, boğuşmalı, kıkırdamalı yatak keyfinden yaptık. Bahçede kaçmaca kovalamaca oynarken yağmura yakalandık. Kameramız açık olsaydı “Kirlenmek Güzeldir” reklamlarına taş çıkaracak bir video çekebilirdik. Paşam duşunu aldı, sütünü içti, tam kahvaltısını hazırlarken de elindeki ekmek parçasıyla uyuyakaldı. İçimden gelen “Ama bu haksızlık ” isyanını bastırabilmek için açtım bilgisayarımı, yağmurun bıraktığı toprak kokusuyla iki satır karalayım dedim. Okumaya devam et Kelime Molası

Ruhsuz Robot

Babam comodor 64’ü aldığında ilkokul dönemlerimdeydim. Basit bir oyun bilgisayarıydı veya atari mi demek  daha doğru olur bilemiyorum. Hayal meyal hatırladığım, yanında küçük bir teybinin olduğu ve tornavida ile akıl ayarlarını yaptığımızdı. Neden yapıyorduk, neyi ayarlıyorduk, aklı neden karışıktı hiç bilmiyorum. Ardından hatırladığım ise  ilk bilgisayar oyunum River Raid’di. Okumaya devam et Ruhsuz Robot

Camdan Esaret

Beş tane aç maymunu bir kafese koyarlar. Tepelerine muz asar, ortaya da bir merdiven yerleştirirler. Maymunlar muzlara ulaşmak için merdivene yöneldikleri anda hepsinin ıslanacağı şekilde üzerlerine bir kova buzlu su dökerler. Bu olay birkaç kere daha tekrarlandıktan sonra, kafesteki maymunun birini, yenisi ile değiştirirler. Yeni gelen maymunun muzlara yöneldiğini gören diğer dördü, ıslanma korkusu ile onu döverek engellerler. Okumaya devam et Camdan Esaret

Yaşamın Altı Tutarsa

Yemek kavramının insan psikolojisi üzerindeki etkisi büyüleyicidir. Bu konu,  yazarlara, sanatçılara, senaristlere çoğu zaman iyi malzeme olmuştur. Bir çok farklı açıdan derinlemesine incelenebilecek ve her seferinde de insanı şaşırtan sonuçlar elde edilebilecek bir konudur.

Kadın için yemek yapmak fiili, istese de istemese de hayatının baş  köşesinde durur. Evdeki sağlık ve kontrol müdürü genelde kadındır. Ofisi de mutfak olarak düşünülebilir. Ne iş yaparsa yapsın, sevsin sevmesin, yemek yapsın yapmasın yine de bu işin göbeğinde o bulunur. Okumaya devam et Yaşamın Altı Tutarsa

İçi Geçmişler

Ruh, beden ve zekâ hızını dengeleyen bir formül var mıdır acaba? Çoğu insandaki problemlerin başlıca kaynağı, bu üç kavramın hızlarındaki dengesizliktir. İnsanın yaşam yolunda mutlu ve huzurlu ilerlemesini sağlayan en önemli unsur, varlığını oluşturan birimler arasındaki denge ve uyumdur. Okumaya devam et İçi Geçmişler

Erkek Gibi Kadın

Dünyanın son zamanlarda sorunlarından biri de cinsiyet rollerinin birbirine yaklaşması ve hatta karışması. Kadının ve erkeğin yaratılışı gereği kendisine ait karakteristik özellikleri ve dünya düzeni doğrultusunda paylaşılmış görevleri vardır. Bunlar siyah ve beyaz olarak keskin bir şekilde ayrılmamıştır. Ortak alanlarda esnek geçişler vardır. Ama asla roller değişmemeli, karışmamalıdır. Kurulu düzende parçaların yeri değişirse sistem alt üst olur. Okumaya devam et Erkek Gibi Kadın

Hayata Bir Ters, Bir Düz

Çoğu zaman hayat o kadar gürültülü akar ki, zamanla uyum sağlarsın kargaşa yaşama.  Zaman gelir de ortalık birden bire sessizlik kokarsa da, şaşırıverirsin o anda. Çoğu zaman sessizliğin hayır alâmetlerini soruşturasın gelir. Sanki bugüne kadar ters giden kargaşa değilmiş gibi, huzurun yönü sorgulanır. “Fırtınadan önceki sessizlik” damgası yapıştırılır zamana. Oysa hayatın düzü huzur, sessizlik,  sakinlik. Okumaya devam et Hayata Bir Ters, Bir Düz

Melekten Rehber

Bu gece her şey karanlıkta yanan mumlara benziyor. Dizilmişler yan yana beni bir yere götürüyorlar. Kafamı yukarı kaldırdığımda her yer simsiyah. Adımlarımın mum ışığındaki gölgeleri yalnız olmadığımı hissettiriyor. Aklım kork diyor, kalbim güvendesin. İçimdeki titreme nefesimi kesiyor. Mum alevinden ötesi, karanlık. Aydınlığa mesafe uzun. Okumaya devam et Melekten Rehber

Karşılama

Kendimi bildim bileli yazmayı severim. Hatta ilk hayâli kahramanlarım defterim ve kalemlerim oldu. İlkokulda hayatımın ilk günlüğüne  “Sevgili günlüğüm, bugün okulda ki kompozisyon yarışmasında birinci oldum. Öğretmen bana bir kalem hediye etti, hem de silgili. Şimdi sana bu kalemle yazıyorum. Yoksa kıskandın mı? Kıskanma seni de seviyorum ama kalemim de çok güzel, hem de silgili”  diye yazmışım. Benim için ne kadar değerli ve kırılgandı onlar. Bir yandan defterimin üzülebileceğini düşünüyor diğer taraftan da kalemimin sevincini paylaşmaya çalışıyordum. O kadar canlıydılar ki benim için. Onlar  arkadaşımdı. Okumaya devam et Karşılama

Çiçekli Kadınlar

 Bugün dünya kadınlar günüydü. Oldukça ironik sayılabilecek bir gün aslında. Dün asansörde bir kadının bayramınız kutlu olsun demesiyle bir an gözümün önüne 8 mart 1857 de Amerikada olaylar sonucu ölen işçi kadınlar geldi. Anılası mı, kutlanası mı bilemedim pek. Biz aynı şeyi türkülerde de yaşarız ya . Recebim gibi, dom dom kurşunu gibi hüzünlü hikâyesi olan türkülerle eğlenebiliriz. Toplumlar da bir süre sonra benimsediği alışkanlığın kökenini irdelemiyor, tıpkı insan gibi. Okumaya devam et Çiçekli Kadınlar