B687AF8A-EF73-4388-BB55-498AF818CB1F

2019 Kitap Serisi 8-9-10: Fİ – Çİ – Pİ

Fİ-Çİ-Pİ

Azra Kohen

Everest Yayınları    –   Fİ-580 , Çİ-306 , Pİ-669 sayfa

Sonunda bu kitapları yazmaya elim vardı. Bunları bitireli neredeyse 15 gün oluyor. Toplamda 1555 sayfa olan seriyi 10 gün gibi bir sürede okudum. Bunları sadece kitapların beni ne kadar sürüklediğini anlatabilmek için belirtiyorum. Yoksa her kitap için aynı performansa sahip değilim ne yazık ki.

Öncelikle; bu kitapları okumadan önce ufak tefek bir fikir sahibi olmak gerektiğini düşünüyorum. Özellikle de yazarı Azra Kohen’i biraz tanımak, bakış açısını ve karakterini az buçuk anlayabilmek gerek. O zaman nerede, ne demek istediğini veya anlamsız gelen şeylerin, aslında tam tersini anlatma şekli olduğunu, kurgunun ne kadarının gerçek, ne kadarının hayal ürünü olduğunu, hatta, karakterlerin hangisinin gerçek kişilerin yansıması, hangilerinin karma olduğunu daha kolay anlayabilirsiniz. Bu kitapları ne aman aman abartmak ne de yerin dibine sokmak doğru. Yazar araştırmayı, öğrenmeyi, konuşmayı, anlatmayı, paylaşmayı, biraz da kavgayı seven bir karakter. ‘Ben yazar değilim’ diyor. ‘Sadece bir derdim var hem onları anlatmak hem de benim gibi düşünen insanlarla tanışmak istedim, bunun için de yazma yolunu seçtim’ diyor. ‘Toplamda anlatacaklarım 10 kitaba sığıyor, onları yazıp bırakacağım,  gidip çiftlik kuracağım’ diyor. Bu ülke de kim kimdir, amacı nedir, biri tarafından mı yönetiliyor, dost mu, düşman mı, bilmek mümkün değil. Bu yüzden de benim için hiç kimse tam anlamıyla güvenilir değildir. Gördüğüm, okuduğum, dinlediğim kadarıyla sevdim bu kadını. Kitaplarını da bu bakış açısıyla okudum.

 

Örneğin fi-pi-çi üçlemesini anlatırken ‘ben aslında ilk olarak son kitabı yazdım, çok ağır oldu sonra ikinciyi, en son ilk kitabı yazdım’  demesi okurken bakış açımı değiştiren şeylerden birisi.

 

Yazarın cinselliğe bakış açısını dinlemesem ilk kitabın neden bu kadar cinsel içerikli olduğunu anlamam mümkün değil. Fi yani ilk kitap, rahatsız edecek boyutlarda cinsel içerikli. Bu satış için de bu kadar abartılmış olabilir, diğer taraftan kitabın genelinde insanın nasıl evrimleştiğini, ilkel beyinden gelişmiş beyine geçişini vurgulamak için abartılmış olabilir veya içten içe yazarın rahatlığı diye düşünülebilir. Ya da bu da hayatın bir parçası diyerek normalize edilmiş olabilir.   Son kitap ise bunun tam tersi, bir o kadar ağır. Psikoloji, müzik, siyaset, sanat, kuantum, geri dönüşüm, enerji kontrolü ne ararsanız var…

 

Temelde anlatılan ise İnsan… İnsan’ın önce kendisine, sonra dış dünyaya saygı duyarak ve farkındalığı yüksek, yani uyanık olarak yaşaması. Gördüğünü, duyduğunu, düşündüğünü sorgulayabilmesi, davranışlarının sorumluluğunu alabilecek cesarete sahip olması, hiçbir insan veya ideolojinin arkasına sığınmadan özgürce insan olmayı becerebilmesi. Bunu başarabilmek için kendini her anlamda tanımasının gerekliliği. Ancak zayıflığını, ilkel beynini, saldırgan kimliğini kabul edebilirse, bunları kontrol edebileceğinin farkına varabilmesi.

 

Dediğim gibi bu kitaplar da diğerleri gibi okuyan ne ise, ne kadarsa, ne arıyorsa, nereden bakıyorsa, o kadarını alabilir.

 

Son olarak şunu da belirtmek isterim kitapların çekilen dizisini de izledim ve ikisinin kesinlikle birbirleri ile alakasının olmadığını düşünüyorum. Dizi de kitap ta değerlendirilebilinir fakat, farklı kulvarlarda.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir