mahalle kahvesi

24- Mahalle Kahvesi

Mahalle Kahvesi

Sait Faik Abasıyanık

Darüşşafaka Cemiyeti, İş Bankası yayınları , 134 sayfa.

Sait Faik Abasıyanık ve Mahalle Kahvesi… Öykü Kitabı. Kitapta 22 adet öykü bulunmakta. Ben Sait Faik öykülerini daha önce de elime aldım ama sanırım doğru zaman değilmiş bir türlü konsantre olamamıştım. Bu kitap benim adam gibi okuduğum ilk kitabı. Kendi kendime çok kızdım ben nasıl olur da daha önce okumam diye. Hep elimin altındalardı hem de bütün serisi. Hatta ve hatta bazı kitaplarını farkında olmadan ikişer tane almışım ama neden, nasıl, anlamadığım bir şekilde ilk kitabını okumak bugüne kısmet oldu.

Güzel bir bahçede, hafif esintiyle, gün batımlarında okudum bu kitabı. Kendi dili ve hikayelerin güzelliğinin tarifi mümkün değil ama okuduğum ortam ve zaman da bunlara eklenince gerçekten aldığım lezzetin tadı damağımda kaldı diyebilirim.

Kitabın arka kapağına epey uzun bir süre baktım. Böyle bir arka kapak, öyle her yazara nasip olacak bir şey değil. Muhteşem Sait Faik fotoğrafı Ara Güler’e, yazı Orhan Veli’ye ait. Üç dev bir arada. Bu arada kitabın son sayfaları da Orhan Veli’nin kitap hakkındaki yorumlarına ayrılmış.

Daha önce de kendisiyle ilgili bir belgesel izlemiştim Okuyamadığım halde o kadar kitabını almamın nedenlerinden biri de bu belgeseldi muhtemelen. Hem çok sevmiş hem de merak etmiştim.

Şimdi hakkında yeni bir belgesel çekilmiş ‘ Benden Hikayesi’ ve ilk fırsatta onu izlemek istiyorum.

İstanbul’a döner dönmez de hem diğer kitaplarını okuyacağım hem de Burgaz adaya evine gideceğim..

Mahalle Kahvesi’ni 1950 de yazmış sanırım ölmeden 4 yıl önce. Kitabı okurken hissettiğim; serseri, eli boş, hınzır, karamsar bir adamın hayat penceresinde ki manzara. Bazı hikayeler aslında gerçekten iç karartıcı ve hatta itici diye düşünürken, anlatımın etkisiyle bambaşka hissettiğimi fark ettim.  Tasvir cümlelerini okurken edebiyat dedikleri bu işte dedim.

Bazı insanlar gerçek edebiyatın dışında bir şey okumazlar ya. Hatta güncel kitaplara da sataşırlar. Edebiyat tadı alamazlarsa bir kalemde kitabı siliverirler. İşte onları ancak gerçek edebiyatın lezzetini alabilenler anlayabilirler.

Ben kitabı okumanın yanında arka sahneyi de merak edenlerdenim. Yazarı, hayatını, karakterini, eleştirmenlerin yorumlarını, varsa belgeselleri didiklemeyi severim. Edebiyat magazinini severim. Bunları okumak, izlemek benim kitabı çok daha net anlamamı ve daha derin bakabilmemi sağlıyor.

Mesela  Atilla İlhan’ın ağzından veya Orhan Kemal’in ağzından Sait Faik’i dinlemek ayrı bir keyif.

Bence herkes bir öykü bile olsa mutlaka bir Sait Faik Abasıyanık eseri okumalı diye düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir