images (5)

Hayalin Kaç Dakikalık?

Son dönemlerde astrolojiye merak saldım. Epey de okuyorum ama çok geniş bir alan ve çok ayrı bir dili var. Gezegenler, burçlar, evler, yıldızlar, açıları derken mümkün değil hepsini aklımda tutamıyorum. Okuduğumu az buçuk anlıyorum ama birine anlatayım dersem terimleri toparlayamıyorum. Bir gün öğrenicem bu dili ama inanıyorum. Son dönemde en temizinden anladığım şey ise eski dünya düzeninin yıkılıp yerine yeni dünya düzeninin kurulduğu. Her şey önce alt üst olacak, temizlenecek ve ardından yeniden kurulacak.  Bu yüzden de 2020 ve hatta 2021 onlar için oldukça önemli yıllar. Bu arada da, yeni dünya düzeninde nasıl bir yer istiyorsun, bir yıldan  başlayarak 10 yıla kadar hedeflerin, hayallerin, isteklerin neler, düşün, yaz çiz, gibi paylaşımlar geziniyor. İşin içine girince bunların nereden geldiğini az buçuk çözebiliyorsun ama çözemesen de bunları düşünmekten ne zarar gelir ki diyorsun kendi kendine. Şu dönem herkesin geleceğe dair en endişeli olduğu, bir ay sonrasını bile hayal edemediği bir zaman da bunları düşünmeye çalışmak, başta çok aptalca ve zor geliyor. Diğer taraftan ise psikolojiyi biraz toparlamak, içinde dönüp durduğumuz virüs dünyasından kafamızı çıkarmak, birazcık da olsa hava almak için umut lazım. Hayal kurmak lazım, istemek lazım. İnsanların ölümü burnunun ucunda hissederken kurduğu hayaller,  bugüne kadar kurdukları içinde en sağlam olanlardır eminim ki. Gerçekleştirmek için en çok çaba sarf edecekleri.

İnsanlar karantinadan çıktıkları anda İpinden boşalmış gibi hayatı yaşayacak. Aldıkları nefesin, yedikleri yemeğin, sahip olduklarının ne kadar kıymetli olduğunu bilerek saldıracaklar hayata. Sınırlarını zorlayacaklar. Bu durumda düşünürsek bundan sonraki bir yılda, üç yılda ve on yılda neredesin, ne yapıyorsun, kimsin? Nasıl yaşamak ve nasıl ölmek isterdin?

Ben de düşünüyorum. Hayal kurmaya çalışıyorum, dilek defterine, hayal panolarına bayılıyorum. Fakat gözümün önünde ki resimler bir türlü netleşemiyor. Anladım ki bunları yapmak sanıldığı kadar kolay, sıradan şeyler değil. Her insan tam anlamıyla başarılı olamıyor bu işte.

Siz kurduğunuz bir hayalin içinde en fazla kaç dakika kalabildiniz? Üç, bes, on dakika. Bu süreyi geçebildiyseniz tebrikler.

İnsanın gerçekten ne istediğini bilmesi o kadar önemli ve bir o kadar da zor ki. Bunun için önce kendinizi çok iyi tanıyabilmeniz, ardından daha da zoru olduğu gibi kabul etmeniz gerekiyor. Ben bugüne kadar bırak kendini çok iyi tanıyanı, tanımak için çaba sarf edeni bile çok az gördüm.

Mutsuz da değiller çünkü gerçekten mutluluğun ne olduğunu sorgulamadıkları için olanı kabul ediyorlar.  Olana şükür, olmayana canın sağ olsun.

Demek istediğim; bunun tam tersi olan hırs, doyumsuzluk, açgözlülük, aşırı sorgulayıcılık, kontrolcülük değil tabi ki. Mutlu bir hayatın kendini akışa bırakmakla bağlantılı olduğu söylenir. Bence de öyle olmalı, benim gibi kontrol manyağı biri için bence mükemmel bir şey kendini akışa bırakabilmek.  Soru şu hangi akışa? İnsanın hayatında tek nehir seçeneği mi var?

Kendini hayatın akışına bırakmak ne demek? Kafanı öne eğip hiçbir şey talep etmeden başına gelen her şeye eyvallah demek mi? Yol ayrımına ulaşıp, yolunu seçtikten sonra evet bu demek ama bunu gerçek mana da diyebilmek için önce pişmek gerek.

Kendini tanıdıktan ve olduğu gibi kabul ettikten sonra önüne çıkan yol ayrımlarını daha net görebilirsin. Zaten anladığım kadarıyla insanın hayatında yön verdiği iki dönem var. Hepi topu iki- üç tane dört yol göbeği var. Hayatına genel mana da yön verebileceğin zaman dilimleri kısıtlı. Hele de sana bağlı insanlara veya insancıklara sahipsen çok daha zor. İmkansız değil ama biraz daha fazla çaba gerektiriyor.

Resme genel olarak bakarsak; eline kâğıt alsa, sayfayı üçe bölsen ve kısa orta ve uzun vadede ki isteklerini yazsan ne kadarı gerçektir? Gerçekten istediğindir. Bu sorunun cevabı, sana, seninle ilgili çok şey anlatacak.

Yeni dünya düzeninde nasıl bir hayat isterdin?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir