indir (4)

Kovalamaktan da Sıkıldım

Şu hayatta insandan çok duygularla ve uykuyla kavga ettim sanırım. Yıllardır anlayamadım ki bu uyku denenin benimle derdi nedir. Gecelere bekçi dikti beni. Tamam gençlikte gayet çekici gelirdi gece bekçiliği, millet uykudayken dünyaya hakim olmak ama işler değişti kardeşim. Uyuyasım var. Artık genç değilim. Benden çok daha hızlı olan ve yetişmem gereken iki ayrı hayat daha var. Kısacık gece, üç gündüzü çıkarmıyor işte, bakiye açık veriyor. Derininden biraz nefes, renkli rüyalısından bir tutam deliksiz uyku, az daha sakin duygularla sanırım hayat biraz daha kolay olabilirdi.

Gece gece kime dert yanayım, kiminle kavga edeyim. Yok hayır keyfim de pek yerinde maşallah öyle bir dalgalanasım da yok ama öfkem uykuya. Hayır yediğimden içtiğimden mi desem, fil olucam korkusuna adam gibi yediğim de yok. İçtiğimden desen migren illetine kahveyle aram limoni.  Stresden mi desem sabrıma bakınca stres benden kaçar oldu. Kafama taktığım problem mi var desem problemler takılma aşamasını çoktan geçti, yılından gün aldı, arşive kaldırıldı, kafa temiz yani.

Yok, öyle böyle bulamadım ne neden, ne çare. Akşama kadar iki taşın arasında beşer sayfa okuyorum yangından mal kaçırır gibi, ama gecelerin çoğu, uyutuyor kitapları. Pek muhabbetleri olmuyor benimle. Dürtüyorum, çekiştiriyorum yine de okutmuyorlar kendilerini. Anlayamıyorum dillerinden.

Gecelere de uykusuzluğa da alışkınım aslında. Aylarca günde 4-5 saat uykuyla yaşadım. Geceleri de sabaha çok bağladım, güneşi sabaha teslim etmeden uyumadım ama bence yeter artık. Rüya görmeyi özledim, sabahları kalkıp heyecanlı heyecanlı rüyalarımı anlatabilmeyi özledim. Uyku kısa, dengesiz ve parçalı olunca insan gördüğü rüyadan da bir şey anlamıyor ki.

Sabaha kadar kapıda ki bekçiyle ortak nöbet tutuyoruz. Ardından o gidip evine yatıyor, gündüz bekçisi geliyor ama benim nöbet gündüze dönerek devam ediyor sanki.

Canımın sıkıldığından uykum kaçmıyor kardeşim, uykumu kovalamaktan canım sıkılıyor benim…

Yıllardır baykuş gibi görmeye alışınca kimseye de anlatılmıyor ki çektiğim. Doktor bile ‘Yapın bu, 4-5 saat uyku yetiyor demek ki, hasta olmadığına göre sorun yok’ diyor.  Bence sorun var, hem de büyük bir sorun var çünkü ben bundan çok sıkıldım.

Neden millet bu dünya’nın kahrını on on-beş saat çekerken ben yirmi saat çekiyorum ki.  Kafayı bozan yatağa kaçıp, uykuya saklanıyor benim kafa bozulunca kaçacak yerim de yok ne uyku ne sokak. Dımdızlak kalıyorum hayatın ortasında, haksızlık değil mi bu şimdi.

Bütün bu sebeplerden uyuyana gıcığım, uykusuza sempatik…

Bu yazı da böyle oluversin ne yapalım. İlla ele gelen bir şey mi anlatmak lazım? Bu da gıcık bir isyan yazısı olarak dursun bir köşe de . ‘Şu kadının da uyku problemi bitmedi gitti’ desinler. ‘ O zaten uykuyu sevmez ki’ desinler. ‘İki çocukla iyi de dayanıyor’ diye çekiştirsinler, ‘Amaan herkes aynı’ diye yuvarlayıp genellesinler, ‘bir ara düzelmişti, yine ne derdi var’ diye merak etsinler…

Uykuya hırsım dursun bu köşe de, gün gelir bu kelimeler de kıymetli olurlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir