Minimalizm-Sade-Bir-Hayata-Karar-Verdim-cemrealyuz.com_-scaled

Minimalist İtiraflar 2. Bölüm: İlk Uyanış

Bir gün arabada giderken yine aynı eşya, yerleşme, alma satma mevzularından konuşurken ve ben hararetli bir şekilde her şeyin gerekli olduğunu savunurken, Hakan dedi ki ‘Ben minimalistim, ihtiyacım yok.’ O zamana kadar çok duydum, az buçuk da tahminim var ama kelimenin o andaki anlamını kestiremedim. ‘Yani?’ dedim   Minimalist ne demek?  ‘Benim yaşamak için çok eşyaya ihtiyacım yok. Sadece ihtiyacım olan şeylere sahip olmayı tercih ederim. ‘ dedi. Şöyle bir düşündüm aslında ben de onunla aynı fikirdeydim. ‘Bende minimalistim’ dedim. Bir kahkaha attı, bozuldum. Dedim ben de aynı şekilde düşünüyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum.

Şöyle bir düşündüm evin sorumlusu benim, dolayısıyla bütün eşyalar bana ait. Alması, taşıması, bakımları her şey bende. Tenceresinden, nevresimine. Çocukların genel sorumluluğu bana ait, dolayısıyla donlarından, çoraplarına, kitaplarından oyuncaklarına onlara ait her şey de bana ait. Kendime gelince okumayı seven, hobileri olan, hatta malzemesi çok olan hobileri olan biriyim onlar da bana ait. Nasıl olacak ya bu iş? Tabi adam bir sırt çantasıyla yaşar ben bu halde nasıl minimalist olayım.

İşte bir dönemi de bu sancıyla geçirdim. Bu uyanışdan, yorgunluktan, artık tükenmişlikten  sonra ki sancıydı.

Eskiden ev toplarken, temizlik yaparken kabullenilmiş bir çaresizliğim vardı. Mecburdum, başka yapacak kimse yoktu, eşyanın azlığının,  çokluğunun farkında değildim sadece işimin bir türlü bitmediğinin, çocuklarımın zamanından çaldığımın farkındaydım. Ben onlarla oynayamayınca onlar benimle temizlik yapıyorlardı.

Ama uyanıştan sonra eşyaların çokluğu yavaş yavaş gözüme batmaya başladı. Bu sefer düzen arayışına girdim. Nasıl bir düzen oluşturursam iş yükümü azaltırım diye düşünmeye başladım. Çünkü hala eşyalara kıyamıyordum ve her şey lazımdı. Kiminin hatırası vardı, kimi belki bir gün lazım olurdu, kimini çok seviyordum, hep bahanem vardı. Atamazdım ama belki iyi düzenlersem işleri kolaylaştırabilirdim.

Böylece ilk olarak Marie Kondo’nun  Konmari Metodunu  hem okudum, hem izledim. Yavaş yavaş evin düzeni değişmeye başladı. Bu neredeyse altı aydan fazla sürdü.  Neden bu kadar sürdü?  Çünkü evde bir sistemi oluşturmak ayrı bir zaman, fakat o sisteme alışmak, alıştırmak ve devam ettirmek çok daha uzun bir zaman istiyor. Bir şeyi bir yere koyuyorsunuz veya kutuluyorsunuz, bir süre deniyorsunuz, izliyorsunuz.  Koyduğunuz gibi kalabiliyor mu? Zamandan kazandırıyor mu?  Pratik oluyor mu? Diğerleri buna alışıyor mu?

Örneğin nevresimleri hurçlara koymayı denedim temizliğe yardıma gelen hatun buna bir türlü alışamadı. Ben hurca, o bazaya epey cebelleştik. Başka bir örnek deterjan yerleşimi ben banyoya o mutfağa.

Sonunda bitti diyorum, evde her şeyin bir yeri var, bütün dolaplar düzenlendi artık rahatım diyorum, bakıyorum kısa bir süre sonra yine her yer ana baba günü.

Bu arada da uzun bir süre kimle konuşsam ve ne yapıyorsun deseler ev temizliyorum, ev yerleştiriyorum diyorum. Artık kendim de sıkılmıştım aynı şeyi söylemeye ama olan buydu. Bitmiyor ev işi bitmiyor. Halbuki benim uğraştığım aslında ev işi veya eşyalar değildi. Ben hayatımızı değiştirmeye çalışıyordum. Benim ve çocuklarımın hayatını.

Kitaplar, belgeseller derken ben yavaş yavaş atma aşamasına geldim. Tabi doğrudan atamıyorum. Grup grup ayırıyorum verecek yerler buluyorum. O nokta da sağ olsun bir arkadaşım, ben hallederim sen getir bana, dedi ve beni inanılmaz rahatlattı. Büyük bir kısmını ona, diğerlerini etrafımda kullanabileceklere derken başladım azalmaya.

Fakat bu kısım sanıldığı kadar kolay ve hızlı olmuyor. Bu iş öyle sıradan ev temizliği, kışlık yazlık değişimi, küçülenleri ver, mantığıyla gitmiyor.

İşte sıradan temizlik, fazlalıkları verme düşüncesi ile asıl minimalizmin ayrıldığı nokta burası……

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>