Beyond the Green Door

Minimalist İtiraflar 4.Bölüm: Senin Patron Kim?

Düşünceler mi duyguları doğurur, yoksa duygular mı düşünceleri. İkisine de pek güven olmaz aslında ama asıl sorun kim kimi yönettiği. Çünkü patron kimse senin hayatını da o yönetiyor demektir.

Duygu merkezli insanların hayatı biraz daha dalgalı ve çetrefilli oluyor. Hissedilen duygu, nedeni, sonucu ya da dışa vurumu bazen birbirinden bağımsız olabiliyor. İşin garip tarafı; insan, çoğu zaman bu üç durumun birbirine bağlı olduğunu hiç fark etmiyor.

Satın alma güdüsünün altındaki asıl neden nedir? Duygu nedir? Alışveriş bir rahatlama yöntemimi yoksa, asıl varılacak sonuç istifçilik mi? Biriktirmek insanı ne kadar güvende hissettiriyor?  Ya da hayatında ki hangi boşluğu doldurmak için satın alıyorsun?

Evinde ki eşyalar dışında, hayatında, ihtiyacından daha fazla olan neler var? Diğer yandan kaybettiğinde yokluğunu fark etmeyeceğin nelere sahipsin?  

İnsan bu tür soruları kendine sorduğunda ve dürüstçe cevap verdiğinde ortaya çok fazla şey çıkıyor. Tabi bu sorulara net cevaplar verebilmesi için kendini ve hayatını çok iyi okuyabilmesi gerekiyor. Farkındalığının yüksek olması, kendi kendini savunurken ürettiği bahaneleri yakalayabilecek kadar açıkgözlü olması gerekiyor.

İşte bu farkındalık gelişmeye başladığı anda insan evi dışında, hayatının genelinde, nasıl sadeleşmesi gerektiğini anlıyor.

Tabi anlamak ayrı, uygulamak ayrı, buna alışabilmek apayrı şeyler. İşte evdeki sadeleşme aslında insanın hayatını gözden geçirmesi için sadece ilk adım. Bu şekilde bağımlılıklarını, zaaflarını, korkularını, zevklerini ve gerçekten ihtiyacının ne olduğunu anlıyor. Ardından da bunu hayatının diğer bölümlerine yansıtabiliyor.

Örneğin sosyal medya konusunda sadeleşmek.  Ben işe facebook hesabımı kapatarak başladım. Ki benim facebook hesabıma bağlı birçok yan sayfa da vardı. Çalıştığım zamanlarda her iş için ayrı hesaplar açıldı, sayfalar açıldı derken dallanıp budaklandı. Sosyal medya ile ilgili izlediğim bir belgeselden çok etkilendim ve kapatma kararı aldım. Bu sanıldığı kadar kolay olmuyor. Kesinlikle kararlı değilseniz hele, asla izin vermiyorlar buna. Facebook hesabım dışında aktif olarak kullandığım sadece instagram hesabım var. Onu da kapatma aşamasına geldim aslında. Daha adım atamadım. Kendisini kapatamasam da ciddi bir temizlik yaptım.

Telefonuma kontrol kullanım programı yükledim ve her akşam telefonu genel ne kadar kullandığımı, daha çok hangi programları ve ne kadar sürelerle kullandığımı takip ettim. Hala da ediyorum.

Diğer taraftan insanın hayatında sadeleştirmesi gereken en önemli şeylerden diğer ikisi ise zaman ve insanlar. Gereksiz harcanan zamanı ve gereksiz yer kaplayan insanları da düzene sokmak gerekiyor. Yine bu da uzun vadede kuvvetli irade, güçlü farkındalık isteyen bir şey.

İnsanlar konusunda çok zorlanmadım çünkü her ne kadar dışarıdan belli olmasa da ciddi bir iletişim problemim var. Samimi olmak, arkadaş olmak, dost olmak veya hayatında yer vermek benim için birbirinden çok farklı kavramlar. Takıntılı, detaycı, hızlı, çenesi düşük, çok bilmiş, egosu yüksek, kontrolcü biriyimdir. Kabul etmesi ve edilmesi hafif zordur ben tiplerini. Bu nedenle de hayatımda az, öz ve gerçek dostlarım vardır.  İş hayatım olmadığı için de gereksiz mecbur olduğum insan pek yoktur. İş hayatının bence en kötü noktalarından birisi bu; gereksiz mecburiyet. Bu nedenlerden ötürü insanlar konusunda zaten sadedir hayatım.

Gelelim sadeleşmenin son aşamasına, master seviyesi de denebilir. Duygular ve düşünceler. Hayatımız boyunca farkında olmadan o kadar çok gereksiz duygu ve düşünce biriktiriyoruz ki zihnimizde, kalbimizde, bedenimizde, hayatımızda. Bunların çoğu da negatif özellikli oluyor genelde. Geçmişten gelenler yetmezmiş gibi bir de geleceğin kaygıları ekleniyor üzerine. Biz debelenirken yaşam akıp gidiyor.

Ben bu konuda da biriktirmeyi iyi becerenlerden biriydim. Günümün bir yarısında geçmişte diğer yarısında da gelecekte yaşardım. Hele kaygı seviyem arttıysa hayatımda ne kadar kötü olay varsa bir bir masaya yatırır, sonra onları şahit tutar, geleceğe de bir o kadar negatif ve dramatik senaryolar yazardım.

Sonra içimin, zihnimin kalabalığı arasında kayboldum. Oraya asıldım buraya asıldım hiçbir yere tutunamadım. O zaman bunun ciddi bir problem olduğunu ve biran önce halletmem gerektiğini fark ettim ve an da kalmayı keşfettim. Olumsuz düşüncelerin nasıl olumluya çevrilebileceğini, geçmişe veya geleceğe gidince tekrar olduğun an’a nasıl dönebileceğini öğrendim. Tam anlamıyla başarabiliyor muyum? Hayır, daha yolum var, halletmem gereken birkaç şey daha var ama duygu ve düşüncelerim sadeleşti mi? Evet kesinlikle sadeleşti.

Değişiyorum. Dönüşüyorum. Amacım kendimin bir üst versiyonuna ulaşmak. Böylece kendimin ve ailemin yaşam kalitesini artırabilmek.

Minimalizm nedir? Ne olarak algılandığı, sözlük anlamı, kullanım şeklini bilmem. Benim sözlüğümde kelime karşılığı ‘Sadeleşmektir’. Hayatımda aldığım dersler içerisinde en önemlilerden birisidir. Şu anda daha yolun çok başında olsam da birkaç yıla kadar hakkını vereceğimi ümit ediyorum.  Çocuklarım büyümeden buna mecburum. Bir taraftan onlara geniş imkanlar sunduğumu düşünürken diğer taraftan kıymet bilmez, doyumsuz, hızlı tüketen ve mutsuz çocuklar yetiştirmenin eşiğinde olduğumu hissediyorum. Bu konuda ki en büyük motivasyonum da budur…

SON…..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>