Ana içeriğe atla

Deyyan

İraden daha güçlü olsaydı, şu andakinden farklı neler yapmak isterdin?

İrade, içsel dünyanın kapısına tabela olarak asılması gereken bir kelime. Bütün dünyanın bu kelime üzerinden döndüğünü düşünüyorum.

Bu beceriye karşı ilk farkındalığım benim için geç oldu. Fakat hayatımda “öncesi ve sonrası” diye koyduğum ayraçların ilkinde “İRADE” yazıyor olabilir.

Hayatımın kritik geçiş dönemlerinden birinde, yapmak istediğim ve merak ettiğim çok fazla şey vardı. Bir yerlerden başlayabilmek için geçmiş ile gelecek arasında olumlu bağlar kurmaya çalışıyordum. Bir nevi zihnimde tutunacak nokta arıyordum. Yeni deneyimler için önceki hatalarımı ve nedenlerini sorguluyordum.

Baktım, liste gittikçe uzuyor. O uzadıkça ben küçülüyorum. Özgüvenim için daha fazla düşecek yer kalmamış.

Ardından ciddi bir kırılma anı yaşadım. Bütün problemlerin ortak noktasının, hedeflerime ulaşmak ya da gördüğüm hataları tekrarlamamak için yeterince direnç göstermemem olduğunu fark ettim.

Hırslıydım, çalışıyordum, başlamak konusunda hiç problem yaşamıyordum ama ya ilerleyemiyor ya da çok çabuk motivasyonumu kaybediyor, kabuğuma kaçıyordum. Sihirli bir değnekle her şey değişsin istiyordum.

Çok sonraları fark ettim ki o sihirli değneğin adı iradeymiş. Karar vermek ve verdiğin kararın peşinden gitmek için gereken sihirli enerjinin adı. Zihinsel bir kas gibi.

Bazen hayatımızın merkezinde olan, iyi bildiğimizi sandığımız, hatta her gün kullandığımız becerilerin asıl anlamlarını unutuyoruz. Üzerine düşünülesi, hatta çalışılması gereken şeyler, otomatik pilottaki hayatımızda arada kaynayıp gidiyor. İrade de benim için o becerilerden birisi. Beceri dememin nedeni ise geliştirilebilir olduğunu düşünmem.

Diğer taraftan bakıldığında bu beceriye öz denetim de deniliyor ama benim sözlüğümde anlam genişlikleri arasında fark var. Anlatmaya çalıştığım direnç gücünün adı, benim sözlüğümde irade.

Çoğu insan aşağı yukarı ne istediğini de biliyor. Hedefine ulaşmak için yapılması gerekenleri de çok iyi biliyor. Hatta kaliteli bir hayatın nasıl olacağını da herkes çok iyi biliyor. Fakat bir noktadan sonra insanlar ikiye ayrılıyor: Sonuca ulaşmak için enerji sarf edenler ve yarı yolda kalanlar, hatta hiç başlamadan pes edenler.

Çaba sarf edenler farkında olmadan irade becerilerini geliştiriyor ve iç motivasyon konusunda deneyim kazanıyorlar. Karar aşamasında zihin, “yapmak istediğim ve “yapılması gereken” diye ikiye ayrılıyor. İstek yolu daha naif. Bir taraftan hayaller canlanırken diğer taraftan bahane ışıkları yanıyor. İnsan kocaman bir “ama” kelimesini kucaklıyor.

Diğer yol ise tek, net ve virajları keskin. Gereken neyse yapılır, o kadar. Orada motivasyona ihtiyaç yok mu? Tabii ki var.

Fark edenler için ikinci yoldaki en büyük motivasyon, kendinle mücadelede başarılı olmak. Kendi direncine yenilmeden hedefine ulaşmak. Çünkü o insanlar iyi biliyor ki en büyük sabotajcı kendisi. Manipülasyon konusunda insanın kendisinden daha iyisi yok; çünkü kimsenin bilmediği zayıf noktalarını biliyor.

Aslında zihnin kötü bir niyeti yok. Sadece enerji tasarrufu yapmak ve daha az çalışmak için az hareket ilkesini uyguluyor. Fakat bizim yaşam felsefemiz bu ilke üzerine kurulu değilse bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor.

İrade becerisi nasıl gelişir?

Bundan önce ilk satırdaki sorunun sorulması gerekir:

İraden güçlü olsaydı ve üşenmeden, bahane üretmeden, korkmadan ne yapmak isterdin?

İstek listesi bazı insanlar için pek bereketlidir.

Asıl can alıcı soru ise şudur:

Seni durduran ne?

Her bir istek için ayrı bir neden çıkar muhtemelen. Bunlar da kendi içinde analiz edilebilir. Ne kadarı bahane, dışarıyı suçlama, elde olmayan nedenler ve benzeri şeyler?

Bu soru ağacının dalları uzadıkça insanı yukarı çıkarır ve oradan manzara daha geniş görünür. Özellikle korkuları ve üzerinde çalışılması gereken noktaları çok daha iyi görür.

Demek o ki irade kasını geliştirmek, adım adım zihin eğitiminden geçiyor.

İnsanın kendini bu konuda çalışmaya ikna edebilmesi için kazancını net görebilmesi gerekir. Yoksa enerji harcamak istemez.

Bu kazanç ise yaşama dair sağlam bir isteğe karşılık gelirse bu iş çok daha kolay olur.

Güçlü bir irade, insanın hayatını baştan sona değiştirecek sihre sahiptir.

Bir yanıt yazın