Ana içeriğe atla

Deyyan

21/10/2026

HASTALIK

İlk okuma yazmayı öğrendiğim zaman günlük tutmaya başlamıştım. Kimse söylemedi yönlendirmedi ama yazma, anlatma, paylaşma dürtüsüyle galiba kendiliğimden yazmaya başladım. O zaman defterime isim koyup koymadığımı hatırlamıyorum ama ona hitaben yazdığımı hatırlıyorum. Çok tatlıydı bence. Şimdi sevgili günlük diye başlayınca aklıma o defter geldi. Kardeşlerim doğduğundaki kıskançlıklarımı, anne babamla ilgili sorunlarımı ve kendimi ifade edemediğim yerlerdeki söylemek istediklerimi yazmışım. Kendime yaptığım en büyük iyilik yazmak galiba.

Hastayım. İki gündür yatıyorum. Üst solunum yolu enfeksiyonu. Önce Kayra oldu ondan bana geçti. Bundan 3-4 sene öncesine kadar hasta olmazdım. Kendime iyi bakardım. Hele çocuklardan sonra daha da dikkat ederdim çünkü hastayken onlara bakmak çok zor oluyordu. Nedense birkaç yıldır daha sık hastalanıyorum.

Hasta olduğumda birinin bana baktığına dair son anım 6-7 yıl öncesine dair. İstanbul’daydık, Can üç yaş civarındaydı gece Esra gelmişti. Ateşim düşmeyince acile gitmiştim. Hayal meyal hatırlıyorum tabi. O zamandan beri de kendim hallettim çok şükür. Düşününce bir ben değilim aslında. Çok fazla kişi var hastayken yalnız olan. Bu çağın ve özgürlük türküsünün yankısı bu yalnızlık.  Soğuk algınlığı fragman gibi. İlerde daha ciddi durumlar varsayımı düşündürmüyor değil.  Soğuk algınlığı ayrı bir romantik. Komik ama öyle. Birkaç gün sonra geçeceğini bilmek ve hayata mola vermek mızmızlanma isteği yaratıyor sanırım. Mızmızlanma iki kişilik bir davranış ama. Biri senin nazını çekerse yapabilirsin. Kimse yoksa ve sorumluluklarını devredemiyorsan ah uh der kalkar yoluna devam edersin. Bugün kitap yazılarını düzenleyeceğim. Cuma’ya Metinle görüşmem var. Yarıyı geçtik. Biraz hızlansak fena olmayacak.

Bir yanıt yazın