AKÜ
30/10/2026
Sporumu yaptım ama kendimi çok zor ikna ettim. Kısa bir süre öncesine kadar hatta tarih bile verebilirim Eylül’ün ilk haftalarına müteakip bana bir şeyler oldu. İki üç hafta yeraltına çekildim. Geçmişi, geleceği derken hayatımın z raporunu aldım. Hesabın sonucundan pek hoşlanmadım. Ondan sonra tekrar yüzeye çıktım ama eskiye göre daha yorgun, üşengeç ve daha az iştahlıydım. Olur böyle, bence insan hayatındaki normal süreçlerden birisi. Bunu inkar etmek ya da yok saymak anlamsız. Sürekli böyle devam edeceğine de inanmıyorum. Bu hal de evrilecek ama demek ki şu ara böyle olması gerekiyor. Yine yapmam gerekenleri yapıyorum ama kendimi biraz daha fazla motive etmem gerekiyor. İçimdeki bu çekişme yorucu oluyor.
Neyse kazandım ve sporumu yaptım ama gölgemi de çok üzmemek için 15 dk erken bıraktım. İstemiyor ne yapabilirim😊
Masama oturdum. Akşamdan kalma suluboya ekipmanını kenara ittim. Kaldırmıyorum çünkü gelip gibi oynuyorum. Şimdi de kitabın yazısını düzenlemek için mücadele halindeyim. Hadi kızım yaparsın muhabbetleri. Bu yazı da onu ertelemek için yazılıyor. Ödeve başlamadan önce yapılması gereken bütün gereksiz işleri yapan öğrenci modundayım. Eğleniyorum bu halimle.
Kendimle eğleniyorum. Başka türlü bir arada yaşamamız çok zor zaten. Kafamdaki ideal ve olmak istediğim insan tipi değişiyor olabilir. Belki de yeraltından böyle çıkmamın sebebi bu değişim. Devamlı olması gerekeni yapan kadına isyan çıktı. Bu şekilde de bir yere varamayız ama bir süre idare edebiliriz sanki.
İşin püf noktası kendini gereken enerjiye sahip olduğun konusunda ikna edebilmekten geçiyor. O enerji ve istek bir araya gelemediği için hareket edemiyor insan. Bir şeyi tek başına istemek de bir işe yaramıyor doğru kanalize edilemeyen enerji de. Bütün bunları yaparken de yaşanan zorluk ve hatta acıyı engelleyen değil destekleyen bir enerjiye dönüştürmek gerek. Zorluğu kabul etmek onu normalleştirmek ve gidilen yol üzerindeki bir hava durumu olarak görmek. Sadece bakış açısını değiştirerek bunu sağlamak mümkün. Diğer türlü insan kendine acımaktan ayağa kalkamaz ki.
Kafamdan geçenleri bilinç akışında, düzenlemeden, edebi düzenine bakmadan, kim ne düşünür demeden yazabilmek benim en büyük hava kanallarımdan birisi. Burada nefes alabiliyorum. İşte bunun gibi özgür hissettiren alanlar akü görevi görüyor. İlerde gerekecek enerjiyi depolamaya yarıyor.
Kaçacak yer kalmadı, biraz da çalışalım bakalım.