
Geçmişle gelecek arasında bir yerde. Nerede? Şimdi de mi? Değil. Şimdinin yansımasında. Hatta yansımalarında. Asla tek değildir var olan. Yansımalar...

Geçmişle gelecek arasında bir yerde. Nerede? Şimdi de mi? Değil. Şimdinin yansımasında. Hatta yansımalarında. Asla tek değildir var olan. Yansımalar...

Sahilde yürürken önüme bir kapı çıktı. Yapısız bir kapıydı. Gözlerimi ovuşturdum tekrar baktım etrafında duvar yok. Kafamı eğdim arkasına baktım...

Ortalık yine çok dağınık. Çocukluk bir yerde, gençlik diğer köşede gezinip duruyorlar. Topla, temizle, düzenle çok zaman alıyor. Gelen giden...

Sessizlik zihnimin anahtarı. Kilidin sesiyle açılan dünyaya adım atıyorum. Girdiğim alanda düşünceler serbest dolaşıyor. Resimler, kelimeler, sesler ve denizanasına benzeyen...

İnsanın kendine baktığı pencere genişledikçe gördüğü manzara derinleşiyor. O pencerenin önünde hareket ettikçe kör noktalar da manzaraya dahil olmaya başlıyor....

Ateştir her şeyi başlatan. İnsanın adım atmasını sağlayan. Harlandığında yerinde durdurmayan. Kararında kullanabileni az olan. Kimi zaman var etmek için...

İçinden saf su akan kanal her daim temizdir. Ben denen kanaldan akana ise enerji derler bazı alemlerde. Akış ne kadar...

İlerlediğim yolda adımımı atmadan önce önüme zemin harcı sermeli. Ayağımın altı sağlam olmazsa sendeliyorum ki bu hep başıma gelen şey....

Küçüğü devleştirmek yerine, büyüğün ayrıntısında kaybolmak. Algılanan boyutla verilen değer arasındaki orantı kafa karıştırıcı. Bu karışıklığa teklik çokluk da girince...

Kelimelere maruz kalmak. Yokluğuyla boğan varlığıyla kıvrandıran kelimeler. Herkesin elinde, dilinde ayrı şekillenirler. Fakat olay sanıldığı gibi şekillerinde değil kendilerini...