
Yalnızbaşınalıktan yalnızlığa yolculuk, bu hikayenin adı. İkisi aynı şeymiş gibi görünse de değiller aslında. Yalnızbaşınalık dış dünyaya ait bir kavram...

Yalnızbaşınalıktan yalnızlığa yolculuk, bu hikayenin adı. İkisi aynı şeymiş gibi görünse de değiller aslında. Yalnızbaşınalık dış dünyaya ait bir kavram...

Üniversite de okuduğum zamanlardı. Başka şehirdeyim, tek başıma yaşıyorum, şu anda daha net görsem de o zamana göre bir karmaşa...

Gecenin karasına yazıyorum içimde olan bitenin hepsini. Kendimi bildim bileli bir derdim var, havanın rengiyle. “Hayatını gündüze yazacaksın, geceleri satır...

Yüzyıllar; sihrini birbirine sembollerle aktarmış. İlk keşifleri anlamda çıkmaza girilen zaman. Ellerindeki kelimelerin, yaşadıklarını açıklamaya yetmediğinde bekledikleri mucize. Hayatta kalabilmek...

Salınımın verdiği rehavetle yaşayabilmek keyifli olsa gerek. Gittiğin yere geri getiren bir döngü içerisinde olmak. Kaçmanın özgürlüğü ile tutunmanın güvenliğini...

Gerçek üzerinde çalışmaktan geçtik, adam akıllı görebilmek bile yürek ister. Merak işte, yaramaz çocuk misali bütün bir ömür etrafında dolanır,...

Yağmur yağarken dikkatli yürümek lazım. Malum toprak ıslandı mı salyangozlar ortalığa dökülürler. Ayağının altında kalan salyangozun kabuk sesi insanın içine...

Yağan yağmura küfretmekle, rahmete şükretmek arasında ince bir anlam farkı var. Kontrol edilemeyen olayları açıklayamayınca, kavrama dönüştürüp anlamlandırma çabasına giriyoruz....

Gözler her şeyi piksel boyutunda görünce dünya birdenbire küp haline geliyor. Parmakların gelişmişliği üst üste dizilen küp sayısıyla orantılı. hayatta...

Havalar serinledi artık sahiller boş. Yılın en sevdiğim zamanı. Deniz ve kum sadece bana ait. Doğru bu havada denize girmek...