
Kolektif bilinçaltının zihnimdeki gölgesi beni her daim diken üzerinde yaşamaya zorluyor. Kaygı kataloğumda, nereden geldiğini bir türlü anlamadığım çeşit çeşit...

Kolektif bilinçaltının zihnimdeki gölgesi beni her daim diken üzerinde yaşamaya zorluyor. Kaygı kataloğumda, nereden geldiğini bir türlü anlamadığım çeşit çeşit...

Bugün on Nisan. Belki hayatımda yeni bir başlangıçtır da haberim yoktur. Evet, bundan sonraki hayatımın ilk günü, o doğru. Bu...

İnsan bazen kendine bir garip gelmez mi? Şahsen ben ara sıra kendime bir garip geliyorum. Diyorum; ne tuhaf? Genel geçer...

Son günlerde hayatıma atfettiğim anlamlar, değerlerim, okumalarım ve okuduklarımın hayata geçiş miktarları ile ilgili düşüncelerim epey aktif. Sanki düşünesim var...

“ Olaylar arasındaki anlam bağlarını doğru kurmak” son günlerde üzerine düşündüğüm cümle. Oldukça basit görünen bir ara cümle gibi duruyor...

Bir tohum, içindeki ağacın bilgisine vakıftır ama bu bilgiyi deneyimlemek için toprağa ihtiyacı vardır. Tıpkı insan ruhunun özünde bütün evrensel...

İnsan, yaşamının ilk yarısında hayatını, çizerek şekillendirir. Yarı yolda durur bakar çizdiği resme. Eksikler kadar fazlalıklar da gözüne batmaya başlar....

Artık başlayalım diyorum. Son birkaç aydır hayatın sıvı halindeydim ama artık bir miktar durulmanın zamanı geldi. Hayatın akışındaki hallerini fark...

Had kelimesini severim. Sınır demek ama kullanım alanı daha çok insanın sınırları için geçerli. Gerçi bu da saygı kelimesi ile...