
İnsanın özgür iradesi ile sadece kendi istediği bilgiye sahip olması ve buna paralel yarı izole bir yaşam en büyük korunma yöntemlerinden birisi olsa gerek. Geçenlerde babamla konuşurken bana “Evde televizyonun olmaması ne güzel bir şey...

Önümde kapalı bir kapı ve ben eşikte duruyorum. Gözlerim kapalı. Karanlıkta vücudumu hayal etmeye çalışıyorum. Önce varlığımı sonra konumumu. Kendimden dışarı çıkıp uzaktan bakabilmek çok zor. Kapalı gözlerimin önüne aynadaki yansımam geliyor, hemen gönderiyorum. Bunu...

Son zamanlarda 3D kuralı üzerine çok düşünüyorum. İnsanlar yaşam standartlarına göre biraz daha ağır zamanlardan geçerken sağlam durabilmek için bir şeylere tutunurlar. Bu bazen dış kaynaklar olur yani dost, arkadaş, aile veya hobiler vs ama...

Kafatasımın içinde, karanlıkta ve sessiz bir şekilde duran beynim, bana renklerden seslerden, kokulardan oluşan güzel bir dünya tasarlıyor. Bir yandan farkındalığı yüksek bir canlıyım derken diğer taraftan beynimin kurguladığı soyut bir dünyada yaşıyorum. Bilincim nerede?...

Unutmak, sahip olunan en büyük nimet. Dünya üzerindeki varlığım kadar altında da varlığım var. Belki de arkasında kim bilir? Var olmadan önce de varsam neredeydim? Hangi formdaydım? Kaçıncı boyut bilincindeydim? Oraya ait olsaydım buraya gelmezdim....

“ %100 düşünce Gücü” Kişisel gelişimin duayen kitaplarından biriydi ve ben bu kitabı lisede okudum. Kişisel gelişim ile ilgili okuduğum ilk kitap diyemem ama farkındalığımı artıran etkili bir kitaptı. Hatta o dönemde okuyup çok sevdiğim...

Hayatımızdan doğru, yanlış, iyi ve kötü kavramlarını kaldırsak ne olurdu? Birçok filozofun da üzerine düşünüp yazdığı, aynı zamanda sinema ve edebiyatta işlenen popüler bir konu. Ben de kendi hayatımda uzun bir süredir bunun sorgulamasını yapıyorum....

Yaşamın katmanları var. Biz bu katmanlar arasında hareket ederek yaşıyoruz. Hayatımızı bahçeli ve çok katlı bir eve benzettiğimizde, her mekân bizim ayrı bir parçamızı barındırıyor. Her alan zihnimizin, ruhumuzun ayrı bir bölümünü simgeliyor. Bir odada...

Hayatımın dört saatini büktüğüm zamanın içine sakladım… Sıradan bir gündü. Sabah çocukları gönderdikten sonra yürüyüşe çıktım. Geceden yağmur yağmış, her yer gri ıslaktı. Biz çok fark etmesek de ıslaklığın da bir rengi var aslında. Bunu...

Kendi etrafıma ördüğüm kozadan çıkmak ne kadar da zor. Çıkmalı mı? Burada içeride güvendeyken dışarısı bilinmezlik. Yıllarca uğraşarak ördüm ben bu kozayı etrafıma. Etrafımı bildim de ördüm. Sınırlarımı çizdim de ördüm. O zaman başım sonum...

Dostluk; zamandan ve mekândan bağımsız bir bağ. Bağlamsız kavramlar içerisinde belki de en sağlamı. Gerçek insan bulmanın zorlaştığı bir dönemde, birileriyle güvenli iletişim kurabilmek, ardından onu arkadaşlığa çevirmek çok da kolay değil. Hamurun kıvamını bulmak...

“Yalnızlık; kendi içine yürümek ve saatlerce kimseyle karşılaşmamak…” (Rainer Maria Rilke – Genç Şaire Mektuplar) Son günlerde zihnimde yankılanan ve dilimden düşmeyen bir cümle. Masal anlatıcılığında adı konmamış bir uygulama vardır. Anlatmak istediğin...