
Yazarın çalışma masası dokuma tezgâhına benzer. Rengârenk kelimeleri düğümleyerek yaşam dokur. Renkleri aynı olsa bile her düğüm ancak deseninde anlam...

Yazarın çalışma masası dokuma tezgâhına benzer. Rengârenk kelimeleri düğümleyerek yaşam dokur. Renkleri aynı olsa bile her düğüm ancak deseninde anlam...

İçine kıvrılıp yeşerdiği saksıdan boy vermeye başlayınca etrafını gördü. Gözünün görebildiği kadar bakınıyor ama soğuk duvardan başka bir şey göremiyordu....

Gayret, bir bisikletin zincirindedir. Pedal, zincir ve tekerlekler arasındaki mekanizmayı çözen insan, aslında hayatın işleyişine dair de birkaç şey öğrenmiş...

“Bazen boşluğu anlamak için içinden geçmek gerekir” İnsanın hayatında varmış gibi görünen ama gerçekte çoktan yok olmuş şeyler üzerine düşünüyorum....

İnsanın en temel takıntılarından biri, belki de en kaçınılmazı: anlam arayışı. Kendimi bir labirentte kaybolmuş hissettiğimde, dönüp dolaşıp her daim...

Evrenin kumaşına işlenmiş büyük bir desenin küçük bir motifiyim ben. Evrenin desenini çok merak etsem de bunu görmek mümkün değil....

Kolektif bilinçaltının zihnimdeki gölgesi beni her daim diken üzerinde yaşamaya zorluyor. Kaygı kataloğumda, nereden geldiğini bir türlü anlamadığım çeşit çeşit...

Bugün on Nisan. Belki hayatımda yeni bir başlangıçtır da haberim yoktur. Evet, bundan sonraki hayatımın ilk günü, o doğru. Bu...

İnsan bazen kendine bir garip gelmez mi? Şahsen ben ara sıra kendime bir garip geliyorum. Diyorum; ne tuhaf? Genel geçer...